Vani Mehmed Efendi tarafından 1665’te yaptırılan ve halk arasında Vaniköy Camisi olarak bilinen Vani Mehmed Efendi Camii, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle ibadete açıldı.
16.06.2023 - 09:00
YAYINLANMA16.06.2023 - 09:00
GÜNCELLEME16.06.2023 - 09:00
YAYINLANMA:16.06.2023 - 09:00
GÜNCELLEME:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, restorasyonu tamamlanan
Vaniköy Camii'nin açılışına katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan
başlıklar:
Boğaz'ın incileri arasında yer alan, 358 yıllık Vaniköy
Camii, maalesef 2 buçuk yıl önce çıkan yangında çok ağır hasar görmüştü.
Camimizin ahşap çatısıyla mahfi bölümü tamamen yanmış, Hünkar Kasrı'nın iç
mekanları da kullanılamaz hale gelmişti. Bir Üsküdar sakini ve aşığı olarak
bizim de yüreğimizi yakan bu yangın sonrasında malum çevreler hemen istismara
başladılar. Buranın komple yıkılarak ranta açılacağını ifade ettiler. Akla,
vicdana ve ahlaka sığmayan bir sürü tezvirat yaydılar. Her zaman yaptıkları
gibi yalanlarla, çarpıtmalarla, bühtanlarla İstanbullu kardeşlerimizin zihnini
bulandırmaya çalıştılar.
Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. Ata yadigarı şu nadide
eseri, şehre vefa vizyonuyla yeniden ihya etmek için süratle harekete geçtik.
İstanbul Vakıflar İkinci Bölge Müdürlüğümüz, Mehmet Vani Vakfı ve Kalyon Vakfı
arasında bir restorasyon protokolü imzalandı. Kapsamlı bir hazırlık sürecinden
sonra Kalyon Vakfı, camimizi aslına uygun olarak tekrar şehrimize kazandırmak amacıyla
kolları sıvadı.
Çam keresteleri Dursunbey'den, Meşe keresteleri Yenice'den,
mermerleri Marmara Adası'ndan temin edilerek camimiz tamamen özgün malzeme
kullanılarak yenilendi. Ayrıca camide yer alan Hünkar Kasrı'nın zemin katı,
kütüphane olarak vatandaşlarımızın istifadesine sunuldu. Titiz bir çalışmayla
seçilen yaklaşık 1600 eser, başta gençlerimiz olmak üzere camimizi ziyaret eden
herkesin kullanımına açık olacak. Sadece Üsküdar'ın değil, İstanbul'un da
sembol mimari eserlerinden olan Vaniköy Camii, yangından yıkılana kadar tam 3
buçuk asır boyunca bu bölgenin adeta kalbi konumundaydı. 18'inci yüzyıldan
itibaren padişahların ziyaretgahından biri olmuştu. Camimizin artık
kütüphanesiyle birlikte kısa sürede İstanbul'umuzun yeni uğrak yerlerinden biri
haline geleceğine inanıyorum.
Restorasyon sonrası tekrar ibadete açtığımız Vaniköy
Camii'nin ilçemize ve İstanbul'umuza hayırlı olmasını diliyorum. Bu muhteşem
eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen, işçisinden mimarına,
mühendisine, ustasından sanatçısına kadar herkese teşekkür ediyorum. Caminin
restorasyonunu gönüllü olarak üstlenen ve bu görevi en güzel şekilde yerine
getiren Kalyon Vakfı'nı canı gönülden tebrik ediyorum.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızı ilk günden itibaren projeyi
sahiplendiği, güçlü bir şekilde desteklediği için ayrıca kutluyorum.
Camilerimizin hepsi birer ibadethane olmanın yanı sıra aynı zamanda bu
toprakların ebediyen bize ait olduğunu gösteren tapu senetleridir. Camiler
bizim kimlik kartımız. Bizi binlerce yıllık şanlı mazimize bağlayan manevi
köprülerimizdir. Ecdat yadigarı eserlerimizi korumayı, köklerimizi ve manevi
bağlarımızı da muhafaza etmek bakımından gerekli görüyorum. İhya ettiğimiz her
bir kültürel mirasımızla aynı zamanda geçmişten bugüne, geleceğe sarsılmaz bir
köprü kuruyoruz. Ayağa kaldırdığımız her eserimizle millet varlığımızı daha da
güçlendirmiş oluyoruz. Aslına uygun şekilde yeniden hayata kattığımız tarihi
binalarla İstanbul'la birlikte medeniyetimize de vefa borcumuzu ödüyoruz.
Yurdun dört bir yanını ilmek ilmek dokurken ruh dünyamızı
besleyen iman ocaklarının tütmesine özel önem veriyoruz. Rabbim bu hassasiyetle
restore ettiğimiz camimizin içinden cemaati, minarelerinden ezanı, hutbesinden
Kur'an-ı Kerim seslerini eksik etmesin diyorum. Bu vesileyle camimize ismini
veren Mehmed Vani Efendi'yi rahmetle ve minnetle yad ediyorum.