Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 30 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesi "TÖVBEYE YÖNELMEK" başlığıyla yayımlandı.
30.01.2026 - 06:12
YAYINLANMA30.01.2026 - 17:47
GÜNCELLEME30.01.2026 - 06:12
YAYINLANMA:30.01.2026 - 17:47
GÜNCELLEME:
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 30 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesinde, tövbenin önemi ve Allah’ın rahmetine yönelmenin gerekliliği ele alındı. “Tövbeye Yönelmek” başlığıyla yayımlanan hutbede, günahlarda ısrar etmemek, tövbeyi ertelememek ve ümit ile korku arasında dengeli bir iman bilinciyle yaşamak gerektiği vurgulandı.
"TÖVBEYE YÖNELMEK
Muhterem Müslümanlar!
Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ölüm döşeğinde olan bir gencin ziyaretine gitti ve ona “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. O genç, “Ey Allah’ın Resûlü! Rabbimin rahmetini ümit ediyorum, ama günahlarımdan da korkuyorum” diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurdu: “Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada olunca, Allah ona umduğunu verir, korktuğundan da onu emin kılar.”
Aziz Müminler!
İnsan, beşerdir; unutur, yanılır, hata eder. Kimi zaman Rabbinin emir ve yasaklarına uymakta rehavete kapılır, kimi zaman da kul ve kamu hakkını gözetmeyerek günaha dalar. Ancak şu hususlar çok önemlidir: Kişi, günahlarını küçük görmemelidir. Haramlarla övünmemelidir. Hata ve yanlışlarında ısrar etmemelidir. Cenâb-ı Hak, takva sahibi müminlerin bu özelliğini bizlere şöyle haber vermektedir: “Onlar, çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.”
Değerli Müslümanlar!
Zaman hızla akıp gidiyor. Ömür sermayemiz tükeniyor. Her geçen gün, ahiret hayatına bir adım daha yaklaşıyoruz. Dikkat edelim! Şu kısacık hayatımızın sonucu, ebedi mutluluk veya hüsrana uğramak olabilir. Bizim için en bereketli kazanç; Rabbimizin razı olduğu amelleri eda etmek, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını kuşanmaktır. İyilikleri düstur edinmek, kötülüklerden uzak durmaktır. En büyük kaybımız ise; ‘Nasıl olsa Allah affeder’, ‘Vakti gelince tövbe ederim’ gibi düşüncelere kapılarak günahlara dalmak, tövbe kapısını aralamayı ihmal etmektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde, “Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir” buyurmaktadır.
Bu vesileyle Berat Kandilimizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle bitirmek istiyorum: “De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir