Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi ile lösemi ve lenfoma tedavisinde kullanılan ileri CAR-T hücre tedavilerinin Türkiye’de ilk kez yerli üretimi ve klinik uygulaması için önemli bir adım atıldı.
13.03.2026 - 08:27
YAYINLANMA13.03.2026 - 22:03
GÜNCELLEME13.03.2026 - 08:27
YAYINLANMA:13.03.2026 - 22:03
GÜNCELLEME:
Türkiye’de kanser tedavisinde yeni bir dönem başlıyor. Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, lösemi ve lenfoma gibi hematolojik kanserlerin tedavisinde kullanılan ileri düzey CAR-T hücre tedavilerinin Türkiye’de üretilmesi ve klinik uygulamaya alınmasını mümkün hale getiriyor.
Üniversite tarafından kurulan merkez, teknik validasyon ve kalite süreçlerinin tamamlanmasının ardından klinik araştırmaların yürütülmesine hazır hale getirildi. Merkezin faaliyete geçmesiyle birlikte Türkiye, ileri hücresel immünoterapilerin yalnızca uygulandığı değil, aynı zamanda üretildiği ve geliştirildiği ülkeler arasına girme yolunda önemli bir adım atmış olacak.
YERLİ ÜRETİM HEDEFİ
Merkez, hematolojik kanserlerin tedavisinde kullanılan yeni nesil CAR-T yaklaşımları kapsamında geliştirilen CD19 hedefli Nespe-cel (AT101) programı çerçevesinde faaliyet gösterecek. Hücre ve gen tedavileri alanında Türkiye’de sürdürülebilir üretim ve uygulama kapasitesi oluşturmayı hedefleyen TCT Sağlık tarafından yürütülen teknoloji transferi süreci de tamamlandı.
Bu iş birliği sayesinde Nespe-cel (AT101) ürününün üniversite temelli olarak Türkiye’de üretilmesi ve klinik uygulamalara aktarılması hedefleniyor. Böylece Türkiye’de ilk kez CAR-T tedavisinin yerli üretimine geçilmesi planlanıyor.
KANSER TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇAN YÖNTEM
CAR-T teknolojisi, hastadan alınan T hücrelerinin laboratuvar ortamında yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef almasını sağlıyor. Özellikle dirençli veya tekrarlayan lösemi ve lenfoma hastalarında yüksek başarı oranlarıyla modern onkolojinin en yenilikçi tedavi yöntemleri arasında gösteriliyor.
Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan üretim altyapısı; GMP standartlarına uygun üretim alanları, kapalı sistem hücre işleme teknolojileri, ileri biyogüvenlik uygulamaları ve dijital izlenebilirlik sistemleri ile donatıldı. Bu sayede hücresel tedavilerin Türkiye’de üretilmesi ve klinik araştırmalara aktarılması mümkün hale geliyor.
HASTALARA YERLİ ERİŞİM İMKÂNI
CAR-T ve benzeri ileri hücresel tedaviler bugüne kadar yüksek maliyet ve sınırlı üretim merkezleri nedeniyle çoğunlukla yurt dışına bağımlı olarak uygulanıyordu. Kurulan merkez sayesinde hastaların yenilikçi tedavilere Türkiye’de erişiminin artırılması ve biyoteknolojik üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Merkez aynı zamanda yalnızca bir üretim tesisi değil; araştırma, eğitim ve klinik uygulamayı bir araya getiren translasyonel tıp modeli olarak planlandı. Önümüzdeki dönemde solid tümörlere yönelik yeni nesil milli CAR-T platformlarının geliştirilmesi, gen düzenleme temelli tedavilerin araştırılması ve akademi-sanayi iş birliklerinin artırılması da hedefler arasında yer alıyor.
Bu gelişmeyle birlikte Türkiye’nin hücresel ve gen terapileri alanında bölgesel bir merkez haline gelmesi ve uluslararası klinik araştırmalar için önemli bir çekim noktası oluşturması bekleniyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir