Geri

FETÖ-YAHUDİ BENZERLİĞİ

00:02:18 | 2021-06-01
Şefik Çömez
Şefik Çömez     

1993 yılında Antalya merkezde faaliyet gösteren dört yıldızlı bir otelde garson olarak çalışırken, günümüzde de halen faal olan beş yıldızlı bir otelde PKK’lılar tarafından bomba patlatılmıştı.  (Çok şükür can kaybımız olmamıştı) O nedenle, Avrupa'dan gelecek olacak tüm turist kafileleri yaptıkları rezervasyonları iptal ettiler.

Bu iptaller nedeniyle oteller hiç istemedikleri İsrailleri turistleri müşteri olarak kabul etmek zorunda kaldılar. Benim çalıştığım otele de elli kişilik İsrailli turist kafilesi geldi. O yıllarda otellerde henüz "her şey dahil" konsepti değil, sabah ve akşam yemeği dahil olan sistem uygulanıyordu. O İsrailli turistler de bu paket kapsamında çalıştığım otelde konakladılar.

Bu sistemde herkesin bildiği gibi sabah kahvaltısında ve akşam yemeklerinde açık büfe olur. Yani herkes yiyeceği kadar yemeğini alır. Ama bu İsrailliler yiyeceği kadar kahvaltılık malzemeyi aldıktan sonra paket halinde olan bal, tereyağı, reçel vb. yiyecekleri gözümüzün içine baka baka çantalarına doldururlardı.

Biz itiraz edip "sadece yiyeceğiniz kadar tabağınıza alabilirsiniz, sizin yaptığınız hırsızlıktır" dediğimiz zaman da "hayır bunlar bizim hakkımız istediğimiz kadar çantamıza koyarız’’ şeklinde cevap verirlerdi. Akşam büfesinde ise her yemekten tabak tabak doldurup masalarına görürüler, bazılarından bir kaşık bile yemeden öylece bırakırlardı.

Doğal olarak da biz o yemekleri çöpe dökerdik. Hatta bazıları bizden önce davranıp, aldıkları tabak tabak yemekleri yine gözümüzün içine baka baka kendileri çöpe dökerlerdi.

Bu Yahudiler’in otelden çıkışından sonra kalmış oldukları odalara girip baktığımızda, valizlerine sığdırabildikleri TV kumandası, klima kumandası, nevresim, hatta tuvaletin sifon zincirlerini bile söküp götürdüklerini gördük. İşte bu yüzden hiçbir otel, İsrailli turistleri müşteri olarak kabul etmek istemiyordu.

Ben onların neden böyle davrandıklarını merak edip araştırdığımda, Yahudi inancına göre; “Yahudi olmayanın malını çalmanın, zarar vermenin günah olmadığını hatta sevap! olduğunu’’ öğrendim. Evet, yanlış okumadınız. Onların inancında Yahudi olmayanların malını çalmak, zarar vermek sevapmış!

İşte bu yüzden Yahudiler yıllardır Filistinli kardeşlerimizin evlerini, arsalarını zorla gasp ediyorlar. Gasp edemediklerini de yakıp yıkıyorlar.

RABBİM FIRSAT VERMESİN

Yukarıda anlatmış olduğum Yahudi inancının tıpkısının aynısını FETÖ’cülerde de gördük. Soru çalıp komiser olanlara ben açık açık “Kul hakkına girdiniz. Soru çalıp makam sahibi oldunuz. Başkalarının hakkını gasp ettiniz. Kazandığınız para helal değildir” dediğimde, aynen Yahudiler gibi “komiser olmak bizim gibi alnı secdeye gidenlerin hakkıdır’’ demişlerdi. Diğer ehil insanların geleceğini gasp etmeyi de kendilerine hak görmüşlerdi. Hatta sevap işlediklerini söyleyenler bile olmuştu... Ne var ki bu hainler sadece insanların geleceğini çalmakla kalmadılar, 15 Temmuz gecesi acımasızca 251 kardeşimizi de şehit ettiler...

"Rabbim bir daha fırsat vermesin İnşallah…"


ETİKET :  köşe yazısışefik çömezfetö


Yazıyı Sesli Dinle