Tüm Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinin ardından gözler, yıkılan binaların inşaat sürecine ve müteahhitlerine çevrildi. Türkiye genelinde düzenlenen operasyonlarda yıkılan binaların inşaatında ihmali bulunan onlarca müteahhit tutuklandı. Depremde yıkılan binalara yapı ruhsatında imzası bulunan belediye başkanlarıyla alakalı da Yargıtay’dan emsal bir karar çıktı. Yüksek Mahkeme, deprem neticesinde yıkılan binanın yapı ruhsatını onaylayan Belediye Başkanı olan sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna hükmetti.
26.02.2023 - 09:00
YAYINLANMA26.02.2023 - 09:00
GÜNCELLEME26.02.2023 - 09:00
YAYINLANMA:26.02.2023 - 09:00
GÜNCELLEME:
Depremde yıkılan binaların inşaatında ihmali bulunanlara
yönelik operasyonlar hız kesmeden sürüyor. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2011 Van
depreminde yıkılan binaya yapı ruhsatı veren ilçe belediye başkanını suçlu
buldu. İki kişiye mezar olan binanın inşaatında kusuru bulunanlar Ağır Ceza
Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, bazı sanıkların cezasının
zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine hükmetti. 'Görevi kötüye kullanmak' ile
suçlanan belediye başkanı için verilen düşme kararı cumhuriyet savcısı
tarafından Yargıtay'a taşındı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, emsal nitelikte bir
karara imza attı.
Kararda şöyle denildi:
"Söz konusu apartmanının yıkılması sonucu 2 kişi
hayatını kaybetmiştir. Yapılan otopsi işlemleri sonucu ölenlerin göçüğe
(depreme) bağlı olarak hayatlarını kaybettiklerinin tespit edildiği ortadadır.
Ağır Ceza Mahkemesi, bina sahibi ve müteahhidi olan sanıkla, inşaatın teknik
uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ve
yapının inşaat ustasının sanık hakkında ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararlarını vermiştir. Dosya çerçevesinden, binanın yapım yılı tam
olarak bilinmemekte olup, 22.12.2000 tarih ve 2000/56 numaralı yapı ruhsatının
verildiği ancak yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Apartmanın yapım yılına göre, 1997 yılından sonra inşa edildiğinden 1997-Afet
Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik çerçevesine girdiği,
apartmana ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin tam olarak mevcut
olmadığı, ancak zemin etüt raporunun bulunduğu ortadadır. 1997 yılında
yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte
belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'dan daha düşük olduğu, birinci ve
ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı
beton kullanılmasının zorunlu olduğu ibaresinin bulunduğu ortadadır. İçişleri
Bakanlığı da sanık belediye başkanı hakkında soruşturma izni vermiştir. En son
ruhsatı onaylayan ve mühürleyen kişinin ise Belediye Başkanı olduğunun
anlaşıldığı, ilgili imar mevzuatı gereği yapı ruhsatı ekinde bulunması gereken
belgelerin olup olmadığını kontrol etmeden önüne gelen evrakı imzalayarak
onaylayan sanığın, görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstermesi nedeni ile
bu sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve anılan suçun
zamanaşımına uğradığı görülmektedir. Yapılan yargılama sonunda, sanık belediye
başkanı hakkında açılan davanın, suç tarihinden karar tarihine kadar süre
içinde zamanaşımının dolduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar
verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafinin sanığın beraatine
karar verilmesi gerektiğine, mahalli cumhuriyet savcısının ise sanık hakkında
taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin
temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına oy birliği ile karar
verilmiştir."
İHA