Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci kalkınma planı olan ve 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
16.10.2023 - 06:00
YAYINLANMA16.10.2023 - 06:00
GÜNCELLEME16.10.2023 - 06:00
YAYINLANMA:16.10.2023 - 06:00
GÜNCELLEME:
12. Kalkınma Planı'nda, 2028'de enflasyonun yüzde 4,7'ye
düşeceği öngörülürken, plan sonunda seyahat gelirlerinin 82,8 milyar dolar
olması hedefleniyor.
TBMM'ye sunulan 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma
Planı'na göre, küresel ticarette yeşil dönüşüm ve dijitalleşme odağında
şekillenen koşullar dikkate alınarak değer zincirlerindeki konumun daha ileri
seviyelere taşınması yoluyla katma değeri yüksek ihracat potansiyeli
artırılacak.
Enerji ve imalat sanayisinde ithalat bağımlılığı düşük
seviyelere indirilecek. Turizmin yanı sıra yazılım gibi alanlarda hizmet
gelirlerinin çeşitlendirilerek üst seviyelere çıkarılması yoluyla cari işlemler
dengesinde sürdürülebilir bir iyileşme sağlanacak.
2028'de ihracatın 375,4 milyar dolar, ithalatın 481,4 milyar
dolar olacağı öngörülürken, cari işlemler dengesinin 2,8 milyar dolar açık
vereceği tahmin edildi.
Seyahat gelirlerinin 82,8 milyar dolara yükselmesi;
uluslararası doğrudan yatırım girişinin ise 27 milyar dolar olması bekleniyor.
ENFLASYON HEDEFİ
YÜZDE 4,7
Para politikası araçları enflasyon oranını düşürme amacıyla
güçlü bir şekilde kullanılmaya devam edilecek. Maliye ve gelirler politikaları,
para politikasıyla koordineli olarak yürütülmesi hedeflendi. 2023'te
enflasyonun yüzde 65 olacağı tahmin edilirken, 2028'de yüzde 4,7'ye düşeceği
öngörüldü.
Para politikası kararları, enflasyon beklentileri ve
fiyatlama davranışları başta olmak üzere enflasyonu etkileyen tüm unsurlardaki
gelişmeler dikkate alınarak oluşturulacak.
DAR GELİRLİ
VATANDAŞLARIN KONUTA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRILACAK
Konut kira ve satışlarındaki fiyat artışlarının enflasyon
üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesine yönelik konut arzını artırıcı ve
konuta erişimi kolaylaştırıcı uygulamalar hayata geçirilecek.
Kira ve konut fiyatlarındaki gelişmeler de göz önünde
bulundurarak, salgın döneminde daralan konut arzı hızla artırılacak. Depremin
oluşturduğu konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut
projeleri geliştirilecek. Dar gelirli vatandaşların konuta erişimi
kolaylaştırılacak. Kamunun uygun koşullarda sağladığı konut kredileri ilk kez
konut edinimini destekleyecek; dar ve orta gelirli vatandaşlar için belirli
standartlarda ve uygun fiyat aralığında olacak şekilde yeni başlayan projelere
yönlendirilecek.
Konut ve işyeri kiraları ile ikinci el araçların satışına
ilişkin idari kayıt eksikliklerinin giderilmesi sağlanacak.
İstanbul Finans
Merkezinin uluslararası finans sistemine entegrasyonu güçlendirilecek
Finans sektöründe ortak dijital altyapı kullanımı ve çeşitli
operasyonların ortaklaştırılması yoluyla maliyetlerin azaltılması sağlanacak.
Bankaların ve banka dışı finansal kuruluşların ihtiyaç duydukları altyapılara
eşit şartlarda ulaşmaları için gerekli önlemler alınacak.
İstanbul Finans Merkezinin finansal piyasaların
derinleşmesine daha etkin bir biçimde katkı vermesi sağlanması planlanırken,
Merkezin uluslararası finans sistemine entegrasyonu da güçlendirilecek.
Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi kapsamında yenilikçi,
kapsayıcı ve dinamik bir katılım finans ekosisteminin oluşturulmasına yönelik
katılım esaslı faaliyet gösteren fintek kuruluşları desteklenecek.
Borsada işlem gören şirketlerin piyasa değerinin gayrisafi
yurt içi hasılaya (GSYH) oranının Plan sonunda yüzde 70'e çıkması
hedeflenirken, katılım bankalarının toplam varlıklarının GSYH'ye oranının da
yüzde 15'e yükseleceği tahmin edildi.
Plan döneminde kamu maliyesinin güçlü ve sürdürülebilir yönü
devam ettirilecek. Bütçe açığının GSYH'ye oranının plan dönemi sonunda yüzde 2
olması öngörülüyor.
Afet sonrası iyileştirmeye ve risklerin azaltılmasına
yönelik harcamalar hariç kamu açığı, mali konsolidasyon uygulamalarıyla kontrol
altında tutularak kamu mali göstergelerinde iyileşme sağlanacak. Mali disiplin,
Plan döneminde makroekonomik istikrarın önemli bir çıpası olmaya devam edecek.
Nüfusun yaşlanmasının sosyal güvenlik sistemi üzerindeki
etkilerinin azaltılması için bakım sigortası ve mesleki rehabilitasyon
uygulamaları hayata geçirilecek.