x


x
x

Çocukluk tutkusu emeklilikte gerçeğe döndü


Son günlerde Antalya’nın kasvetli ve kapalı havasına inat, insana iyi gelen sımsıcak bir resim sergisinden merhabalar. Resim sergisine sevgili arkadaşım Emine ile birlikte katıldık.

07.02.2026 - 19:03

YAYINLANMA

08.02.2026 - 19:58

GÜNCELLEME

07.02.2026 - 19:03

YAYINLANMA:

08.02.2026 - 19:58

GÜNCELLEME:
Çocukluk tutkusu emeklilikte gerçeğe döndü

Dokuma Park Modern Sanat Galerisi’nde 14. Resim Sergisi ile sanatseverlerle buluşan Nazım Tuğrul’layız. Göz kamaştıran, birbirinden değerli eserleriyle sanatını ve yeteneğini konuşturan Nazım Tuğrul, sergiye katılan davetlilerden tam puan alarak bir kez daha herkesi kendine hayran bıraktı.

NAZIM TUĞRUL'UN ESERLERİ GÖZ KAMAŞTIRDI

Hayatının 17 yılını belediyede Harita Şefi olarak çalışarak geçiren ve ardından emekli olan Nazım Bey, resme olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını söylüyor. Aradan geçen onca yıla rağmen içindeki resim tutkusunu, eşinin de teşvikiyle emeklilikten sonra kendi imkânlarıyla geliştirmiş. Fırça darbeleri ve renklerin buluşmasıyla kendi dünyasında adeta yeni bir yol haritası çizmiş. Profesyonel destek almak için yazıldığı resim kursuna pandemi nedeniyle ara vermek zorunda kalsa da yılmadan, pes etmeden evinde çalışmalarını sürdürmüş; adeta kendi kendinin hocası olmuş.

Resim sergisini gezerken bir yandan da sohbetimize devam ediyoruz. Bazen bir objeden, bazen daha önce yapılmış bir resimden ilham aldığını söyleyen Nazım Bey, resim sanatını şu sözlerle anlatıyor:

HAYATA KENDİMDEN BİR İZ BIRAKABİLMEK...

Tiyatro Sanatçısı Zihni Göktay'ın; “Salyangozun bile giderken arkasında bir iz bıraktığı dünyada bir izimiz olsun.” sözü bana ışık olmuştur ve bu yolda ilerlememin en büyük sebeplerinden biridir. Resim yapmanın yarısı kabiliyet diğer yarısı ise çalışmak, becerinin üstüne koymaktır. Zorunlu bir çalışmak, verilen bir görevi layıkıyla yerine getirmekten bahsetmiyorum. İçten gelen bir duyguyla her bir resmi yaparken özgürce kendin olabilmekten, yeni bir eser üretmenin verdiği o muhteşem hazla kendinle yeniden tanışmanın insanda yarattığı o eşsiz güzelliği ciğerlerime çekebilmenin mutluluğundan bahsediyorum. Resim yaparken hayatın günlük stresinden uzak kalıyorum, bana terapi gibi geliyor ve aslında bir nevi kendimi sınıyorum. Şöyle ki resim yapmak; bir emek işi, sabır işi, özveri işi, kişinin kendiyle baş başa kaldığı o süre boyunca tüm yaşamını gözden geçirerek içimizde yaşadığımız acı, tatlı tüm duyguları renklerle buluşturarak bambaşka bir esere imza atabilmenin tarifsiz bir duygu hali...

Resim sergisini gezerken bir yandan da sohbetimize devam ediyoruz. Bir başka objeye ya da daha önce resmedilmiş bir resme bakarak resimleri çizdiğini söyleyen Nazım Bey resim yapma sanatını sözleriyle ifade ediyor:

HER RESİM KENDİ DUYGUSUYLA YAŞIYOR

Birçok resim sergisinde sanatseverlerle buluşturduğum resimlerimde sergiye gelen dostlarımın, katılımcıların resimlere olan ilgi ve alakaları benim tüm yorgunluğumu alıyor. Resimleri beğenmeleri ve tuvalde gördükleri resmi kendi duygu ve düşünceleriyle harmanlayarak yorumlamaları açıkçası beni çok mutlu ediyor. Çünkü ben bir resmi çizerken birebir gördüğümü çizmiyorum. O anın hissiyatı ile kendimden bir şeyler katıyorum. Böyle olması gerektiğine de inanıyorum. Aksi takdirde bir öncekinin kopyasını resmetmiş olursunuz bu da sizin gerçek kimliğinizi göstermez, sanatınızı gölgede bırakır. Pastel tonlarda çalışmaktan keyif alıyorum. Birden fazla renkleri bir araya getirerek ortaya çıkan başka bir rengin hayata; farklı bir renk, başka bir koku, hatta özel bir lezzet bıraktığına inanıyorum. Bunu sadece ben değil sergime gelen kişilerin resimlerimi yorumlarken onların sözlerinde de görüyorum. Takdir edilmek, görülmek elbette çok kıymetli. Eserlerime verdiğim emeği gören, yaptığım resimlerde kendinden bir iz bulan, bir resme bakarken geçmişe dalıp giden, çizdiğim resimde kendini gören kişileri gözlemlemek beni motive ediyor.

SANATIN YAŞI OLMAZ

Kültür ve sanatı toplumda yaşatabilmek günümüzde ne yazık ki çok zor. Her şeyin dijitalleştiği bir dönemdeyiz. Hayat telaşı maalesef kişileri birçok şeyden uzaklaştırdı. İsterim ki daha çok resim sergileri açılsın, tiyatro salonları izleyicilerle dolup taşsın, kitap fuarları daha sık organize edilsin, müzelerin ziyaretçisi daha çok olsun. Çocuk, genç, yaşlı demeden sanatın yolu tutulsun, sanatın izi sürülsün... Çünkü en iyi kendimden biliyorum sanatın yaşı olmaz Eylül Hanım. Sanat yaşlanmaz aksine sanat her daim gençtir.

Bu anlamda size ve Lider Medya ailesine de teşekkürlerimi sunuyorum. Daha önce Lider Haber Tv ekranlarında sunmuş olduğunuz “Hayatın İçinden” programında beni ağırlamıştınız. Yaşadığınız şehirde yaptığınız işle görünür olmanız ve buna değer verilmesi emekçi biri için paha biçilemez bir mutluluktur. Şahsıma, bu duyguyu tüm samimiyetinizle bana hissettirdiğiniz için size ne kadar teşekkür etsem azdır.

İMZALI RESİMLER SAHİPLERİNİ BULDU

Böylesine eşsiz bir sergiyi gezerken evimizin en güzel yerinde sergilemek için Nazım Tuğrul imzalı resimleri kendimize hediye olarak aldık. Onca resim arasından resim seçmekte çok zorlansak da en özel resimleri seçerek resim sergisinden mutlu bir şekilde ayrıldık. Nazım Bey’e sanat yolculuğunda sanatıyla daha çok sergilerde görmek arzusuyla başarılarının devamını diliyorum.

Kaynak: EYLÜL AYÇA KARAKUŞ

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Benzer Haberler




next
liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !