Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Orta Vadeli Program’ı açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orta Vadeli Programda uygulayacağımız politika sepetiyle, enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız” dedi.
06.09.2023 - 09:00
YAYINLANMA06.09.2023 - 09:00
GÜNCELLEME06.09.2023 - 09:00
YAYINLANMA:06.09.2023 - 09:00
GÜNCELLEME:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ekonomisine
ilişkin hedef ve politikaların yer aldığı Orta Vadeli Program'ı açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti;
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne milletin evine hoş geldiniz.
Sözlerimin hemen başında dün Kırklareli ve İstanbul'da yaşanan sellerde
hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. İçişleri Bakanlığımız,
AFAD'ımız, valiliklerimiz ve diğer kurumlarımız su baskınlarından olumsuz
etkilenen insanlarımızın sıkıntılarının giderilmesi için yoğun bir şekilde
çalışıyor. Buradan her iki şehrimizde de özellikle ebediyete uğurladığımız
vatandaşlarımıza rahmet dilerken ailelerine sabırlar milletimizin başı sağ olsun
diyorum.
Biraz sonra genel hatlarıyla paylaşacağımız Orta Vadeli
Program'ın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını
diliyorum. Programın hazırlanmasında emeği geçen herkesi Cumhurbaşkanı
Yardımcımız ile birlikte tüm bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, sivil toplum
kurumlarımızı özellikle bu konuda teşekkür ediyor, kendilerini tebrik ediyorum.
Değerli fikirleriyle tenkit ve tespitleriyle programın içeriğine katkı sunan iş
dünyamızın temsilcilerine, odalarımıza, sendikalarımıza, meslek örgütlerine,
sivil toplum kuruluşlarımıza ve diğer tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.
"SANDIKLARIN
AÇILMASIYLA BİRLİKTE TÜM BELİRSİZLİKLER ORTADAN KALKTI"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Türkiye'nin
başta yönetimde istikrar olmak üzere nasıl büyük kazanımlar elde ettiğini her
gün çok daha iyi görüyor ve idrak ediyoruz. Katılım düzeyi ve rekabet seviyesi
itibarıyla sadece Türk siyasi tarihine değer dünya siyaset literatürüne de
geçen 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin hamdolsun tam bir demokratik olgunluk içinde
tamamladık. Sandıkların açılmasıyla birlikte tüm belirsizlikler ortadan kalktı
ve Türkiye'yi kimin yöneteceği belli oldu.
"SEÇİMLERİN
ÜZERİNDEN HENÜZ BİR HAFTA BİLE GEÇMEDEN KABİNEMİZİ AÇIKLADIK"
Halkımız bir kez daha güven ve istikrar dedi. Daha önce
ülkemize vakit, nakit ve enerji kaybettiren krizlerin tartışma ve pazarlıkların
hamdolsun hiç biri yaşanmadı. Seçimlerin üzerinden henüz bir hafta bile
geçmeden Kabinemizi açıkladık. Ekonomideki kurmay kadromuzu kurduk, ülkemize ve
milletimize hizmet yolculuğumuza kaldığımız yerden süratle yeniden başladık.
Eski Türkiye'nin alışkanlıklarından kendilerini kurtaramayanların durumunu ise
içimiz acıyarak izliyoruz.
28 Mayıs'ın üzerinden geçen 102 güne rağmen birileri hala
kavga ve iç çekişmeden başlarını dahi kaldıramazken biz işimizi yapıyor,
Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretmeye odaklanıyoruz. Yakın coğrafyamızda
savaşların ve çatışmaların devam ettiği, küresel ekonomideki olumsuzlukların
çeşitlenerek sürdüğü, Afrika Kıtası'nın yeni siyasi krizlere sürüklendiği,
dünyada hemen hiç bir ülkenin önünü net olarak göremediği hasılı mevcut
belirsizliklere yenilerinin eklendiği zor bir denklemde riskleri başarıyla
yöneterek, krizleri ülkemiz için fırsata çevirmeye çalışıyoruz. Muhalefetin de
artık birbiriyle didişmeyi bırakarak yapıcı eleştirileriyle millet adına
denetim görevini yerine getirmesini temenni ediyoruz.
Hep söylediğimiz gibi biz Türkiye için en doğrusunu, Türk
milleti için en hayırlısını yapmanın peşindeyiz. Siyaseti de ikbal vasıtası
olarak değil millete hizmet aracı olarak görüyoruz. Hiç kimseye ve hiç bir
fikre önyargı ile yaklaşmıyoruz. Kimden geldiğine bakmadan ülkemizin faydasına
olacak her türlü öneriyi hayırhahlıkla değerlendirmeye hazırız. Bugüne kadar
ısrarla sürdürdüğümüz bu müsbet tavrımızı bundan sonra da koruyacağız.
Muhalefetin de geçmiş hatalarından ders alarak Orta Vadeli Program gibi
ülkemizin hayrına olan işlerde bize destek vermesini bekliyoruz.
"TÜRKİYE OECD
ÜLKELER İÇERİSİNDE POZİTİF AYRIŞMIŞTIR"
Ekonomi ile ilgili planlarımızda 6 Şubat'ta meydana gelen ve
11 ilimizde yaşayan 14 milyon insanımızı etkileyen depremi asla göz ardı
etmiyoruz. Ülkemizin ekonomisine maliyeti 104 milyar doları bulan deprem
felaketi yükümüzü ağırlaştırmakta, mücadelemizi daha da zorlaştırmaktadır.
Türkiye dünyadaki diğer ülkelerden farklı olarak küresel sorunlara ilaveten
asrın felaketinin yol açtığı sıkıntılarla da mücadele etmektedir. Ancak
devlet-millet dayanışmasıyla nasıl bugüne kadar nice engelleri aştıysak aynı
başarıyı depremin yaralarını sarmada da sergiliyoruz. Geride bıraktığımız 8 aya
dair veriler bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. 2023 yılının ilk yarısında yüzde
3,9 oranında büyüme kaydederek büyüme performansımızı kesintisiz 12 çeyreğe
çıkardık. Yıllık bazda ise 13 yıldır aralıksız büyüyoruz. Çeyreklik büyüme
performansı ile Türkiye OECD ülkeler içerisinde pozitif ayrışmıştır. Yine bu
dönemde ekonomimizi yıllıklandırılmış olarak ilk kez 1 trilyon doları aşan bir
ekonomik büyüklüğe ulaştırmayı başardık.
"DEPREMİN
OLUMSUZ ETKİLERİNE RAĞMEN İSTİHDAM ARTIŞI SAĞLADIK"
Böylece depremin iktisadi faaliyetler üzerindeki olumsuz
etkilerinin sınırlı kalmasını temin ettik. İhracatta da yılın ilk 8 ayında 165
milyar doları, yıllık bazda da 253,5 milyar doları yakaladık. Turizmde önceki
seneye göre çok daha iyi bir sezon geçiriyoruz. İstihdamda da hamdolsun
herhangi bir kaybımız söz konusu değil. Yılın ilk 6 ayında emekliliğe hak
kazanma koşullarına yönelik düzenlemeler ve depremin olumsuz etkilerine rağmen
net 220 bin istihdam artışı sağladık. Dünyada son 60-70 yılın zirvelerine çıkan
enflasyon doğal olarak bizim de sorunumuzdur. Enflasyonla mücadelede başta
doğal gaz olmak üzere enerji fiyatlarında hayata geçirdiğimiz sübvansiyonlar ve
kira artışlarına tavan fiyatı uygulamamızın yanı sıra bir takım ilave
tedbirleri aldık.
Fırsatçılara ve aç gözlülere yönelik denetimlerimiz artarak
devam ediyor. Kimi sektörlerde oluşan fiyat köpüğünün indiğine ve piyasanın
dengesini bulmaya başladığına şahit oluyoruz. Merkez Bankası rezervlerimiz aynı
şekilde 117,3 milyar dolar seviyesindeki güçlü seyrini sürdürüyor. Sermaye
piyasalarımızın hem arz hem de talep tarafında gelişimi devam ediyor. Hane
halkı borçluluğunda ülkemiz gelişmekte olan ülke ortalamalarına göre oldukça
düşük bir riskliliğe sahiptir. 2022 yılını milli gelire oranla yüzde 1'lik bir
bütçe açığı ile kapattık.
"HÜKÜMET OLARAK
ORTA VADELİ PROGRAM'A DESTEĞİMİZİN TAMDIR"
Bütçe disiplinimiz deprem felaketine daha etkin müdahale
etmemizi sağladı. Karşı karşıya olduğumuz çeşitli zorluklara rağmen
hedeflerimize ulaşma noktasında en küçük bir şüphemiz yoktur. Cumhurbaşkanı
Yardımcımız, Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye
Bakanlığımızın koordinasyonunda katılımcı bir anlayışla hazırlanan Orta Vadeli
Program işte bu mücadelemizde bizlere destek verecektir. Program aynı zamanda
2024-2026 döneminde Türk ekonomisi için kapsamlı bir yol haritası teşkil
edecektir. Orta Vadeli Program ile Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun ekonomik
perspektifini de yerli ve yabancı yatırımcılarla paylaşmış oluyoruz. İş
dünyamızın ve tüm kesimleriyle toplumumuzun destekleriyle Orta Vadeli
Program'ın ülkemiz ekonomisine en üst düzeyde katkı sağlamasını diliyorum.
Hükümet olarak Orta Vadeli Program'a desteğimizin tam olduğunu özellikle ifade
etmek istiyorum.
"SIKI PARA
POLİTİKASININ DESTEĞİYLE ENFLASYONU TEK HANEYE DÜŞÜRECEĞİZ"
Daha güçlü, güvenli ve müreffeh Türkiye hedefi doğrultusunda
ekonomideki ilk yol haritamızı Orta Vadeli Program ile ortaya koyuyoruz.
Programımızda temel ilkeler politikalar, hedef ve gösterge niteliğindeki
ekonomik büyüklükleri paylaşırken hiç bir sorunu görmezden gelmedik. Önceki
dönemden farklı olarak yeni programda yapısal dönüşümlere özel bir başlık
açtık. Temel konuları bir takvim ile programın önemli bir parçasına
dönüştürdük. Büyüme ve ticaretten fiyat istikrarı ve finansal istikrara, beşeri
sermaye ve istihdamdan yeşil ve dijital dönüşüme, afet yönetiminden kamu
maliyesi ile iş ve yatırım ortamına 7 temel alanda öncelikli reform adımlarını
belirledik. Program döneminde ekonomik büyümeden kesinlikle taviz vermeyeceğiz.
Yüksek katma değerli yatırımların önünü açarak ve finansmanını kolaylaştırarak
sağlıklı ve kaliteli bir büyüme sağlayacağız. Bununla birlikte sıkı para
politikasının da desteği ile enflasyonu yeniden tek haneye düşürecek, cari işlemler
dengesini iyileştireceğiz.
"DEPREM
BÖLGESİNİN İHYASI İÇİN OVP İLE 3 TRİLYON LİRA KAYNAK KULLANILACAK"
6 Şubat depremlerinin yaralarının en kısa sürede sarılması
gündemimizin ilk sırasında yer almaktadır. Depremzedelerimizi sırf oy
tercihlerinden dolayı onları kapı dışarı eden, onlara hakaretler savuran
zihniyetin insafına bırakmamakta kararlıyız. Programın ilk yılında tüm
kaynaklarımızı deprem bölgesinin yeniden inşa ve ihyasına göre tahsis ettik. Ek
bütçe ile bölgeye 762 milyar lirayı ayırmıştık. 2024 yılında deprem bölgesi için
1 trilyon liralık kaynak ayıracağız. Program döneminin tamamında yaklaşık 3
trilyon lira kaynak deprem bölgesi için kullanılmış olacaktır. Bu kaynakla
afetzedelerimizin konut ihtiyacını hızla giderirken zarar gören tarım ve sanayi
alanları ile tüm alt yapı ayağa kalkacaktır.
"PROGRAM SONUNDA
YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER ARASINA GİRMEYİ ÖNGÖRÜYORUZ"
Depremin sebep olduğu tahribatı ortadan kaldırırken dengeli
bir ekonomik büyüme ile istihdamı artırmak, enflasyonu tek haneye düşürerek
gelir dağılımını iyileştirmek önceliğimizdir. Bu üç yıllık dönemde enflasyonla
mücadele sürecini destekleyiği çerçevede ekonomik büyümede dengelenmeyi, yüksek
katma değerli özel sektör yatırımlarının öncülüğünde ortalama yüzde 4,5
oranında büyümeyi hedefliyoruz. Yaşadığımız afete ve diğer olumsuz şartlara
rağmen yüzde 3 civarında beklenen dünya ortalamasının üzerinde büyümeye devam
edeceğiz. Dönem sonunda tarihimizde ilk kez 1,3 trilyon doları aşan bir
ekonomik büyüklük ve 14 bin 855 dolara çıkan fert başına milli gelir ile yüksek
gelir gurubu ülkelera arasına girmeyi öngörüyoruz.
"ORTA VADEDE TEK
HANELİ ENFLASYON RAKAMINA ULAŞACAĞIZ"
Program döneminde para, maliye ve gelirler politikalarını
tüm araçlarıyla uygulayarak enflasyonu artıran yapısal unsurları da ortadan
kaldıracağız. İnşallah Hindistan'da yapılacak olan G-20 toplantısı işte bütün
bu konuları ele aldığımız, bunları orada da işleyeceğimiz önemli başlıklar
olacak. Böylece tıpkı daha önce olduğu gibi yine orta vadede tek haneli
enflasyon rakamına ulaşacağız. Mali disiplin ile desteklenen dezenflasyon
süreci güven ve istikrar ortamını pekiştirerek iş ve yatırım ortamımızı iyileştirecek,
ihracat odaklı sürdürülebilir bir büyüme iklimi sağlayacaktır.
"VATANDAŞLARIMIZIN
ALIM GÜCÜNÜ YÜKSELTECEĞİZ"
Orta vadede bir taraftan tek haneli enflasyon hedefi ile
uyumlu gelirler politikası izlerken diğer taraftan vatandaşlarımızın özellikle
sabit ve dar gelirli kesimlerimizin alım gücünü yükselteceğiz. Program ile
istihdamı artıracak sağlıklı bir yatırım ve iş yapma zemini oluşturmayı
amaçlıyoruz. Program döneminde istihdamın yıllık ortalama 909 bin kişi toplamda
da 2,7 milyon kişi artmasını, işsizlik oranının program dönemi sonunda tek
haneli rakamlarda gerçekleşmesini hedefliyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve
ihracatı önceleyen politikalarımızın merkezine yeşil ve dijital dönüşümü içeren
ikiz dönüşümü koyduk. Bu şekilde ürün ve hizmetlerimizin teknolojik kompozisyonunu
iyileştirmeyi hedefliyoruz.
"İSTANBUL FİNANS
MERKEZİ'Nİ 'ENERJİ HUB'I HALİNE GETİRECEĞİZ"
İhracatımızı 300 milyar doların, turizm gelirlerimizi ise 70
milyar doların üzerine çıkartarak mal ve hizmet ihracatı gelirlerimizi tarihi
seviyelere ulaştıracağız. Temel ithalat kalemimiz olan enerjide doğal gaz ve
petrol arama ile üretimine yönelik attığımız hızlı adımların katkısını daha
fazla göreceğiz. Tabi burada bir şeyin altını çizeyim, Ataşehir'de şu andaki
İstanbul Finans Merkezi'ni aynı zamanda bizim enerji 'hub'ımız haline
getireceğiz. Yani burada doğal gaz da, bütün madenler de bunlar burada
değerlendirilmesi yapılacak, dünya buradan bunları temin edecek. Nasıl bir çok
konuda Londra, Hamburg borsası varsa bizim finans merkezimizin içerisinde aynı
zamanda enerji ama enerji derken aklımıza elektrik gelmesin burada doğal gaz da
olacak, burada maden de olacak, aklımıza enerjinin bütün ürünleri nelerse bütün
bunların pazarlamasının yapıldığı bir yer burası olacak.
Yani bu kulelerden bir tanesi bu işin pazarlamasının
yapıldığı bir yer haline gelecek bu adımı da inşallah atmak için ilgili
arkadaşlarımız başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız bunun çalışmalarını
yaparak süratle bu adımı atacağız. Ve bütün bunlarla beraber son Soçi
ziyaretimde de Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede aynı şekilde Trakya Doğal
Gaz Hub'ı olarak o da yine planlaması içerisinde ayrıca yürüyecek. 3 yıllık
dönemin sonunda cari işlemler açığının yüzde 4'ten yüzde 2 civarına inmesini
öngörüyoruz. Programdaki iyileşmenin devamı ile ve yapısal dönüşüm sürecinin
meyvelerini vermesiyle ileride cari işlemler fazlasına da Allah'ın izniyle
ulaşacağız.
Aziz milletim Orta Vadeli Programda uygulayacağımız politika
sepetiyle, enflasyon sorununu ülkemizin gündeminden kaldıracağız. Para, maliye
ve gelirler politikalarında eşgüdüm hareket edilecek enflasyon ataletini
gidermeye yönelik adımlar atacağız. Makro ihtiyati politikalarda sadeleşmeye
gidelerek ekonomik dengeleri bozucu ve enflasyonu besleyen tüketim artışlarını
önleyeceğiz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracata dayalı büyüme politikaları
ile fiyat istikrarı odaklı olarak reel sektörü destekleyen finansman
sağlayacağız.