Geri

SAÇINI TARAYANLARA

00:04:48 | 2021-08-02
Ahmet Demir
Ahmet Demir     

Çarşamba günü öğle saatlerinde Manavgat Kalemler Mahallesi’nde başlayan ve sadece Türkiye’nin değil, neredeyse tüm dünyanın dikkatini bölgeye çeviren yangının bilançosu, maalesef ki gün geçtikçe ağır bir şekilde ortaya çıkıyor.

Önce Manavgat’ın bir diğer mahallesi olan Ilıca’da sonrasında ise Akseki, Gündoğmuş, Gazipaşa ve Alanya’dan peş peşe kötü haberler gelmeye başladı.

Şehit olan görevliler, hayatını kaybeden sivil vatandaşlar, yanan evler, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar, tarım arazileri, muz seraları, sebze ve meyve bahçeleri hepsi yandı kül oldu.

Yanan sadece onları mı?

Tabi ki değil.

Aynı zamanda hepimizin ciğerleri yandı.

Peki; hepimizin ciğerleri yanarken bozgunculuk yapmak ve kaostan beslenmek isteyenler ne yapıyor dersiniz?

Her zaman ki yaptıkları hainlikten geri kalmadan sistematik bir şekilde yalanlarla, sosyal medya algıları ile kamuoyunu yanıltma ve aldatma peşindeler.

Yanan yerlere müdahale edilmediği, uçak, helikopter ve yangın söndürme ekibi gönderilmediği gibi basit yalanlarla yandaş toplama, onlara şirin gözükme ve ülkemiz üzerinde şerefsizce hesaplar yapanların ekmeğine yağ sürme peşinde koşmaya devam ediyorlar.

Mal bulmuş mağribi gibi sağa sola saldırmaktan, ona, buna çamur atmaktan başka hiçbir becerisi olmayan bu kifayetsizler bilmelidirler ki bu ülkede yaşanabilecek bir karışıklık sadece kaostan beslenen içerideki ve dışarıdaki hainlerin işine yarar.

İşte ellerini ovuşturarak bir köşede bekleyen o hainlerin ekmeğine yağ sürmemek adına Türk Milletinin çok dikkatli olması gerekir.

Elbette yapılan müdahalelerde eksiklikler, yanlışlar veya hatalar var ise o da tartışılır ama zaman o zaman değil!

Şimdi zaman;  iktidar muhalefet ayrımı yapmadan elbirliği ile yeşil vatanı koruma zamanıdır.

Nasıl ki denizlerimiz mavi vatan ise, Ormanlarımız da yeşil vatandır ve hepimizin görevi de onu korumak olmalıdır.

Hele şu yangınlar bir bitsin, yaralar bir sarılsın, insanların acıları bir dinsin işte ondan sonra ne konuşulacaksa konuşulsun.

Yanlış, eksik, hata ne varsa hepsi…

Siyaset yapılacaksa da o zaman yapılsın.

Ama hepimizin önceliği yaraları sarmak olmalı!

Eğer öyle düşünmüyorsanız ve amacınız siyaset yapmak ise mahalle yanarken saçını tarayanlardan ne farkınız olur?

Öyle değil mi?


ETİKET :   köşe yazısıahmet arğıllımanavgatyangın


Yazıyı Sesli Dinle