Geri

ŞEHİTLERİMİZİN KEMİKLERİNİ SIZLATMAYIN!

00:49:43 | 2021-07-16
Şefik Çömez
Şefik Çömez     

Beş yıl önce dünün gecesinde hain FETÖ terör örgütünün vahşi yüzünü gördük. Devletin savaş teçhizatlarını gasp eden asker görünümlü üniformalı teröristler; tanklarla sivilleri ezdi, helikopterlerden çocuklarımızın üstüne kurşunlar yağdırdı.

Savaşta düşmana bile atılmayan bombaları, Gölbaşı Özel Harekat Dairesi Başkanlığında görevli PÖH'lerimize atarak, cayır cayır yaktılar. Bedenlerini küle döndürdüler.

Böylesi bir katliamı gavur bile yapmadı bize.

Eğer o gece halkımız sokaklara çıkıp biz polislere ve FETÖ'cü olmayan askerlere destek vermeseydi, muhtemelen hainler amacına ulaşacak ve şuan (Eğer sağ bırakılırsak) teröristlerin yönettiği bir Türkiye’de yaşıyor olacaktık.

Çok şükür milli irade ve gözünü kırpmadan vatana canını veren şehitlerimiz sayesinde o günleri görmedik. Rabbim gelecekte de bizlere o günleri göstermesin…

Hal böyle iken, muhalefet bu vahşeti sürekli görmezden gelerek, hainleri ve destekçilerini savunuyor, sadece savunmakla kalmayıp; her konuda olduğu gibi, bu konuda da yalanları sıralıyorlar.

Akıl almaz yalanların başını milli güvenlik sorunumuz bay Kemal çekiyor.

Hain darbe girişimi esnasında kendisine yol verilen, tankların arasından sıvışıp giden bay Kemal’in söylediği yalanın en hafifi; o gece kalacak otel bulamadığı için, CHP’li Zeytinburnu Belediye Başkanının evinde konakladığını beyan etmesidir.

İlahi Kemal Bey! Sen koskoca ana muhalefet partisi genel başkanısın. Senin programların haftalar önceden belirlenir. Bu program dahilinde; Hangi gün, nerede, saat kaçta konuşacağın, yemek yiyeceğin, çay içeceğin, konaklayacağın bellidir. Rezervasyonlar yapılmıştır.

Sıradan bir vatandaş bile iş seyahatine veya tatile gideceğinde günler öncesinden otel  rezervasyonunu yaptırırken, sen gittiğin yerlerde elinde valizle otel otel gezerek mi konaklayacak yer buluyorsun? Yoksa; Milletin aklı ile alay mı ediyorsun?

Peki ya köprü de (Halka mermi yağdıran) sözde masum! Askerin boğazı kesildi, kontrollü darbe, yirmi temmuz sivil darbe yalanları ile milli iradeyi küçümseyen yalanlarına ne demeli?

Yalanların yanı sıra her fırsatta canhıraş bir şekilde FETÖ’cü alçakları savunan CHP’lilerin ‘’Eğer iktidara gelirsek, kamudan ihraç edilen KHK'lıları tekrar görevlerine iade edeceğiz’’ vaatleriyle; şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktan hicap duymamalarının, hainlere sahip çıkmalarının, katillere ve işbirlikçilerine; Katil, hain demek yerine ‘’ KHK'lılar’’ söylemi ile masumlaştırma çabalarının sebebi nedir?

Muhalefeti geçtim. Bülent Arınç’ın; KHK'yı bir facia olarak görüp, Onlara evinde iş vermesi asıl faciadır. Yazık yazık… Gerçekten çok yazık Arınç efendi… PÖH’lerimizin cayır cayır yakılması, sivil vatandaşlarımızın tankların altında ezilmesi, kurşunlar yağdırılması facia değil, bu vahşeti yapanlar ile destekçilerinin kamudan ihraç edilmesi facia öyle mi?

Hadi siyasetçilerin oy kaygısı ile böyle davrandıklarını farz edelim. Peki; FETÖ ile mücadele edecek bürokratların ve mahiyetinde çalışan görevlilerin FETÖ kelimesini ağızlarına dahi almaktan korkmasının izahı var var mıdır?

ELLER SEMADA OLSUN

Siyasetçisinden, bürokratına; Bürokratından FETÖ'yü masumlaştırma çabasında olan sivil vatandaşına kadar herkes aklını başına alsın. Eylem ve söylemleri ile şehitlerimizin kemiklerini sızlatmasın. Gazilerimizin ve halkımızın canını yakmasın. Uyuyan dev uyandı artık. Bir daha da uyutamazsınız. Bunu bilin...

Bu ülkede özgürce yaşamamız için gözünü kırpmadan canını feda eden bütün şehitlerimize bir Fatiha okuyalım arkadaşlar. Rabbim kabul buyursun inşallah…


ETİKET :  köşe yazısışefik çömez15 temmuz