Geri

TAKDİRLİK ÖĞRETMEN

TAKDİRLİK ÖĞRETMEN

12:38:48 | 2020-11-26
Şefik ÇÖMEZ
Şefik ÇÖMEZ     

2005 veya 2006 yılları...

Afyonkarahisar-Başmakçı ilçesinde çalışıyorum. Yöneticiliğini ve kişiliğini hep takdir ettiğim bir kaymakamımız vardı. Bir gün sohbet esnasında ‘’Akşama babam gelecek Dinar’a onu karşılamaya gideceğim. Bir kaç saat ilçede yokum haberiniz olsun’’ dedi.

Bunun üzerine şoförü olan arkadaş ‘’ Efendim ben gidip alıp geleyim ‘’ deyince de; ‘’ Olmaz öyle şey! Babam bana kırılır. Kaymakam olmuşsun ama adam olamamışsın hikayesi de gerçek olur. Ayrıca Devletin arabası ile şahsi işler yapılmaz’’ demişti.

Devletini çok seven birisiydi. Köy ziyaretlerine gittiğinde devletin kendisine yolluk adı altında verdiği parayı; ‘’Ben köylere devletin arabasıyla gidiyorum. Zaten gittiğim köylerde de mutlaka yemek ikram ediyorlar. Cebimden herhangi bir masraf yapmıyorum’’ Diyerek almazdı.

Daha sonra İçişleri Bakanlığına atandı. Halen de Gaziantep ilimizin bir ilçesinde kaymakamlık görevine devam etmektedir. Bakanlığa atandıktan 5-6 ay gibi bir zaman geçtikten sonra benimde yolum Ankara'ya düştü, kendisi arayarak müsaitse ziyaret etmek istediğimi söyledim. Müsaitmiş kabul etti. Bir saat kadar kendisiyle sohbet ettik, çalıştığımız günleri yad ettik.

Derken ben kendisine yöneticiliğini takdir ettiğimi amma bir konuda eleştirim olduğunu, eleştirimin de; Yaklaşık 1 yıl boyunca mülki amirliğini yaptığı ilçede, mahiyetinde çalışan hiçbir memura, amire, müdüre neden ödüllendirme yapmadığını, motivasyon için bununda gerekli olduğunu söyledim.

“Eksik biliyorsun, 1 kişiye takdirname verdim dedi’’ ve olayı anlattı…

Kaymakam bey akşam saat 22.00 sıralarında evinden çıkar, tek başına şahsi arabasıyla dolaşırken, ilçe merkezinde bir okulda bir sınıfın ışığının yandığını, sınıfın içerisinde de bir tane boyacının sınıfın duvarları boyadığı fark eder. Zaman geç olduğu için durumu garipser, arabadan inerek sınıfa boyacı ustasının yanına varır, selamlaştıktan sonra "Hayırdır usta geç saate kalmışsın" dediğinde ise boyacı kaymakam beyi tanımaz ve "Ben boyacı değil bu sınıfın öğretmeniyim. Devletin bu sene gönderdiği ödenek yetmedi. O yüzden okulu boyatamadık. Çocukların kirli ortamda yaşamasına gönlüm razı olmadığı içinde  bu gün okul çıkışında hırdavatçıya giderek kendi paramla bir kutu boya ve boya malzemesi aldım, sınıfı da kendim boyuyorum’’ der.

Kaymakam bey de ertesi günü öğretmenizin bilgilerini aldırtıp bir takdirname hazırlatarak imzalar, öğretmenimizi ayağına çağırmayarak, İlçe Milli Eğitim müdürünü de yanına alıp, okula gider ve öğretmenize hazırladığı takdirnameyi verir.

Bu ve bunun gibi öğretmenlerimizin nezdinde mesleğini layıkı ile yapan/yapmaya çalışan tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun.


ETİKET :  


Yazıyı Sesli Dinle