Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen rüşvet ve yolsuzluk davasının üçüncü gününde tutuksuz sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddederek para transferleri ve ticari işlemlerin mevzuata uygun ve MASAK bildirimli olduğunu savundu.
18.03.2026 - 09:21
YAYINLANMA19.03.2026 - 06:29
GÜNCELLEME18.03.2026 - 09:21
YAYINLANMA:19.03.2026 - 06:29
GÜNCELLEME:
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen rüşvet ve yolsuzluk davasının üçüncü gününde, tutuksuz sanıkların savunmaları tamamlandı. Sanıklar, haklarındaki suçlamaları reddederken para transferleri ve ticari işlemlere ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.
Tutuksuz sanık Mustafa Atılgan, 32 yıldır döviz sektöründe faaliyet gösterdiğini söyledi. Yönetim kurulunda yer aldığını ve imza yetkisi bulunduğunu ifade eden Atılgan, firmanın Antalya merkezde faaliyet gösterdiğini ve düşük kur marjıyla çalıştıklarını dile getirdi. Şirketlerinin yüksek işlem hacmine sahip olduğunu kaydeden Atılgan, zaman zaman kasada 10 milyon ile 100 milyon lira arasında değişen tutarların bulunduğunu belirtti. Şüpheli işlemler için özel yazılım kullandıklarını ve tüm bildirimleri MASAK’a yaptıklarını vurguladı.
Atılgan, dosyada adı geçen kişilerle ilk kez işlem yaptıklarını savunarak, gelen paraların rüşvet olduğunu bilmediklerini söyledi. İşlemlerin banka üzerinden ve kayıtlı firmalar aracılığıyla gerçekleştiğini ifade eden Atılgan, “Hiçbir menfaat elde etmedik, komisyon almadık. Sadece yardımcı olduk” dedi.
Ayrıca, 80 milyon ve 70 milyon liralık döviz işlemleri ile 55 milyon liralık transfer taleplerinin farklı tarihlerde gerçekleştiğini belirten Atılgan, bazı işlemlerde paraların başka hesaplara yönlendirildiğini aktardı. Tüm süreçlerin MASAK’a bildirildiğini yineleyen Atılgan, talimat iddialarını kabul etmedi.
Kuyumcu Salih Eyişleyen ise, işletmesinde yapılan tüm işlemlerin fiziksel altın alım-satımı olduğunu ifade etti. İddialarda adı geçen kişileri tanımadığını belirten Eyişleyen, döviz işlemi yapılmadığını söyledi. Tüm para hareketlerinin altın satışı kapsamında olduğunu savunan Eyişleyen, işlemlerin incelenmesi halinde kargo gönderilerinde altın olduğunun ortaya çıkacağını iddia etti. İş yerindeki tüm işlemlerin kendisinin ve eşinin bilgisi dahilinde yapıldığını dile getirdi.
Birsen Kaya ise, iddianamenin büyük ölçüde basın haberlerine dayandığını öne sürdü. Üç gün gözaltında kaldığını ve nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldığını hatırlatan Kaya, 2015 yılında şirket ortaklığından ayrıldığını söyledi.
Evde çocuklarına baktığını ifade eden Kaya, eşinin başka bir soruşturma nedeniyle cezaevinde bulunduğunu ve bu nedenle vekalet almak zorunda kaldığını belirtti. Kaya, kaynağını bilmediği hiçbir ödeme yapmadığını, olaylarla ilgisinin bulunmadığını ve tarafları tanımadığını söyledi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir