Antalya’da SOTOS ve otizm sendromlu 8 yaşındaki oğlunu özel sınıfa yazdıran anne, okulda yaşandığını iddia ettiği olumsuz tutumlar nedeniyle çocuğunu bir hafta içinde almak zorunda kaldığını öne sürdü. Yaşadıklarını yetkili kurumlara taşıyan anne, sürece ilişkin inceleme başlatılmasını talep etti.
31.03.2026 - 15:34
YAYINLANMA31.03.2026 - 18:50
GÜNCELLEME31.03.2026 - 15:34
YAYINLANMA:31.03.2026 - 18:50
GÜNCELLEME:
Konyaaltı ilçesinde yaşayan Tuğba Çelik, doğuştan SOTOS ve otizm sendromlu 8 yaşındaki oğlu Muhammed Çelik'i, rehabilitasyon merkezinin önerisi üzerine özel ihtiyaçlı öğrencilerin bulunduğu sınıfa yazdırdığı okuldan, öğretmenlerin tutum ve davranışları nedeniyle almak zorunda kaldığını iddia etti. Oğlunu yalnızca 1 hafta okula gönderdiğini belirten anne Çelik, yaşadıklarını İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ve CİMER'e taşıdığını söyledi.
_google_ers_1774960415.png)
Anne Tuğba Çelik, oğlunun doğuştan SOTOS ve otizm sendromuna sahip olduğunu, gelişiminin yaşıtlarına göre farklı seyrettiğini anlatarak, okulun ilk gününden itibaren çeşitli şikayetlerle karşılaştığını öne sürdü. Çelik, çocuğunun fiziksel gelişiminin hızlı olduğunu öğretmenlere aktardığını, buna karşılık kendisine büyümeyi durduracak hormon kullanmasının önerildiğini iddia ederek, "Bunu söylediğim zaman bana büyümesini durduracak hormon kullanmamı söylediler. Ben buna tabii ki sıcak yaklaşmadım, başka bir sağlık problemine sebep olabileceğini söylediğimde ise bana bu kadar kapalı olmayın diye yadırgar bir tavır sergilediler" dedi.
Okulun ikinci ve üçüncü günlerinde de benzer sıkıntılar yaşadığını iddia eden Çelik, özel ihtiyaçlılar sınıfta görev yapan iki öğretmenin sınıftaki erkek öğrencilerin çok hareketli olduğunu ve zorlandıklarını söylediğini öne sürdü. Üçüncü gün sınıfa çağrıldığını belirten anne Çelik, öğretmenlerin başka bir okul araştırdıklarını ve o okulla görüştüklerini kendisine söylediklerini iddia etti.
_google_ers_1774960428.png)
Çocuğunun bezli olduğunu, bu nedenle okuldan ayrılmayıp yakın bir yerde beklediğini anlatan Çelik, "Benim oğlumun altı bezli, okula bıraktıktan sonra okuldan ayrılmıyorum. Çok yakın bir yerde bekliyorum altı dolarsa diye. Üçüncü gün beni sınıfa çağırdılar ve başka bir okul araştırmışlar. Bana buldukları okulda hostesin bir miktar ücret karşılığında altını alabileceğini, o okulun onun bu açıdan daha iyi olabileceğini söylediler. Ben de böyle bir talebim olmadığını, bu okula getirmeye devam edeceğimi söyledim" dedi.
Son olarak öğretmenlerin, çocuğunun gelişim düzeyine uygun olmayan materyaller talep ettiğini iddia eden Çelik, bu durumu rehabilitasyon merkezindeki öğretmenine danıştığını, materyallerin uygun olmadığını söylediğinde olumsuz tavırla karşılaştığını öne sürdü.
_google_ers_1774960446.png)
Çelik, müdür yardımcısına giderek yaşadığı sıkıntıları anlattığını, ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdiğini ve aynı şekilde CİMER'e de başvuruda bulunduğunu söyledi.
Yaşadıklarının en ağır tarafının, oğlunun bütün bu sürece tanıklık etmesi olduğunu söyleyen anne Tuğba Çelik, çocuğunun konuşamadığını ve kendisini savunamadığını ifade etti. Oğlunun her şeyi duyduğunu ve yaşananlara şahit olduğunu dile getiren Çelik, "Yaşadığımız şey gerçekten çok kötüydü. O gün yaşadığım psikolojiyi, o sıkıntıyı gerçekten anlatamam. Allah kimseye yaşatmasın. O sadece şu an konuşamıyor, şu an beni savunamıyor. "Annem haklı, annem doğru söylüyor" diyemiyor ama Allah'ın huzurunda ben susacağım ve benim oğlum savunacak. Orada kimin doğru, kimin yalan söylediği ortaya çıkmış olacak" diye konuştu.
Anne Çelik, başka bir okul için İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdiğini anlatan anne, başvurusuna yaşadıkları süreci de ayrıntılı olarak yazdığını ve şimdi gelecek cevabı beklediğini belirtti.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir