Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu davanın ikinci gününde sanıklar, belediye işlemleri ve para iddialarına ilişkin suçlamaları reddetti. Eski Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Sarıhan “İsnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum” derken, İsmail Erdoğmuş ise bazı taşınmaz işlemleri ve para transferlerle ilgili açıklamalarda bulundu.
17.03.2026 - 09:03
YAYINLANMA18.03.2026 - 06:31
GÜNCELLEME17.03.2026 - 09:03
YAYINLANMA:18.03.2026 - 06:31
GÜNCELLEME:
Antalya’da rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci gün duruşmaları başladı. Dün başlayan duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, İlker Arslan, Mehmet Okan Kaya ve iş insanı Fazlı Ateş duruşmada hazır bulundu. İlk gün 14 sanığın savunması alındı.
Duruşmanın ikinci gününde ise (Bugün) ilk savunmayı Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Sarıhan yaptı. Sarıhan’ın 10 Eylül 2025’te gözaltına alındığı, 12 Eylül’de tutuklandığı ve 27 Eylül’de ikinci ifadesinin ardından serbest bırakıldığı belirtildi. Sanık hakkında “yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltildi. Sarıhan, eylem-12, eylem-14 ve eylem-18 kapsamında ifade verdi.
Sarıhan savunmasında, “Evli ve iki çocuğum var, şuan aktif bir işim yok. Yaklaşık gelirim 100 bin TL. Kollukta ikinci ifadem geçerli. Eylem 12… Bahsi geçen arazi Konyaaltı Belediyesi döneminde 2012 yılında turizm tesisi alanıydı. Burası konuta çevrilmek istendi. Benim ve başkanımızın olduğu ortamda konuşuldu. Bunun büyükşehir meclisinden onaylanması gerektiğini söyledik. Bu onayların hepsi meclis kararı ile yapılıyor. Artan nüfus nedeni ile bir alanın bırakılması gerekiyordu. Bilgilendirmeyi yaptık. Burası yanındaki tescilli yapı vardı. Tescilli alanı etkileme alanı olduğu için koruma sahasıdır. Onaylar olmadan meclis karar veremez. O yıllarda yeşil alan bırakıldı. Plana uygun alarak yapı ruhsatı alınır. Belediye sonra iskân verir. Bu süreç uzun ve zor bir süreçtir. Süreç böyle yaşandı.” dedi.
Sarıhan, “2009 yıllarında belediye başkan yardımcısı oldum. Meclise gündem maddesi havale edilir. Biz iskanın nasıl verildiği konusunda yüzde 100 bilgi sahibi olamayız. Zorlama ile iskan verilmesi mümkün değil. Bu süreçte sürekli görüşmeler oldu. İddia ettikleri gibi ‘bana bir tane daire verin’ konusu gündeme gelmedi. Bu mümkün değil. Belediyede bir görev değişikliği oldu. Benim yerime Serkan bey atandı. Ben de başka yere geçtim. Güneş mahallesindeki kentsel dönüşüm alanı bitmişti. Çok uzun bir süreç oldu. ANTEPE ihale çıktı olmadı. Sonra bir gün İsmail abi 50 bin dolar yatırım yaptığını iskân edindiğini onu da bana satabileceğini söyledi. Halil A. benim yanına gelip giderdi. İsmail abi bana teklif etti ben de kendisine 52 bin dolar olarak ödeme yaptım. Tapu Halil’in üzerine yapıldı. Ben Muhitin Böcek’e burada bir iskân verildiğini bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
Sarıhan, “18’nci eylem.. Bana bağlı teknik birimler vardı. Demir D. benim arkadaşım. Altıntaş mahallesinde yeni planlama aşaması bitmişti. Yeni yeni inşaatlar yapılıyordu. Demir D. ile pandemi döneminde daha aktif samimiyet kurduk. Ailecek görüştük. Benim bilgim olur ama yetkim olmaz. İnsanlar sıkıştıkça işlerinin hızlanmasını ister. Ben hızlandırma konusunda yardımcı oldum. Kendileri çok uygun fiyata daire aldılar. Bana dedi ki ‘Sen bana yardımcı oldun. Ben sana buradan iki daire vereceğim’ dedi. Benim eski eşimden kalan altınlarım vardı. Ben 10 yıl önce boşanmıştı. Demir bana bir fırsat verince o altınlar karşılığında… Eski eşim de nasıl alındığını bilmez. Daireyi üzerime yapmayı o an için uygun görmedim. Eşim ticaretin nasıl olduğunu bilmez. Ali C.’nin de bu durumda haberi yok. Ben bu insanları bu hale düşürdüğüm için utanıyorum. İsnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi.
Sarıhan’ın ardından ANTEPE eski müdürü İsmail Erdoğmuş savunma yaptı. Erdoğmuş’un eylem-12 ve eylem-14 kapsamında ifade verdiği belirtildi.
Erdoğmuş savunmasında, “1985 yılında Ankara’da mesleğe başladım. Daha sonra Antalya’ya taşındım. Yap-sat işlerine başladım. Konyaaltı küçük bir ilçeydi. 1998 yılından sonra sürekli burada daire yaptım. 1999 yılında başkanımıza bir daire attım ve parasını aldım. İlişkimiz o zaman başladı. Dışarıda bir buluşma olmadı. 2016 yılında beni kahve içmeye davet etti. Kendisi bana bir daire aldığını benim üzerime yapma teklifinde bulundu. Bir sakınca görmedim. Bunu kabul ettim. Bir müddet sonra Tuncay Saruhan beni arayarak firma sahibinin telefonunu verdiğini söyledi. Bir süre sonra firma sahibi beni aradı ve tapu işleri başladı. Kendisi ile ilk defa orada tanıştım. Bir bedel ödemedim, tapu harcı ödemedim. Tedirgin olmadım. Tapu benim üzerimde kaldı.” dedi.
Erdoğmuş, “Kiralar benim hesabıma geldi. Ben zaman zaman başkan beye elden verdim. 2018 yılında ben ekonomik şartlardan sonra yap-sat işini bırakmaya karar verdim. Muhitin Böcek benim iş yapmadığını duyunca ANTEPE’de değerlendirmek istedi. Genel müdürlük teklif etti. Teklifi kabul ettim. Mesleğimi severim. Projenlendirme işini iyi yaparım. Çeşitli projelerde ciddi hizmetlerimiz oldu. ANTEPE’nin biz göre başladığımızda 75 kişi vardı maaşlar ödenemiyordu. Ben işçilerin maaşlarını ödedik. 2016 model araç ile sadece ev ve iş arasında gittim geldim. Biz bu işe sarıldık. Kepez Santral Mahallesi Kentsel Dönüşüm çalışmasını yaptık. Uncalı Mezarlık projesini ben çizdim. Güneş mahallesi projesi de biz yaptık. Bu bizim için bir başarı oldu. 2023 yılında bir ziyaret oldu. Serkan Timuçun, ‘seçim de yaklaşıyor yardım etmen gerekiyor tarzında’ şeyler söyledi. Ben de hazırlıksızdım. Daha sonra bir gün Böcek beni arayarak nerede olduğumu sordu. Çağrı’nın arkadaşı olduğunu Güneş Mahallesi’nde dükkân almak istediğini söyledi. 2 dükkân alındığını biliyorum. Çağrı’yı şuanda görsem dahi tanımam. Serkan Timuçin benden daha sonra 1 milyon TL para istedi. Ben de 50 bin dolar para verdim. Bana daire aldığını benim de ortak olabileceğimi söyledi. Daha sonra 50 bin doları geri alamayacağımı paniğine kapıldım. Arkadaşımı arayarak daireyi üzerine almasını istedim, o da oğluna yönlendirdi. Daha sonraki işlemleri Serkan bey kendisi gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı.
Sanıklardan Tuncay Kaya, savunmasında gözaltına alınma sürecine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Kaya, “Evimi aradılar, rüşvet suçundan gözaltına alındım. Gözaltına alınmama sebep olan kişi elini kolunu sallayarak giderken ben tutuklandım. 14 Ekim sabahı tekrar evime gelindi, bu kez eşim gözaltına alındı. Tahliye olana kadar ailemden bilgi alamadım. İtirafçı olmam konusunda haber gönderildi, ben de dilekçe ile bu talebi yerine getirdim. Bana yöneltilen suçlamaları kabul ettim. Mecburen üç kişinin daha ismini vererek para aldığımı iddia ettim. Tahliye olabilmem için suçlamaları kabul etmem gerektiği söylendi” dedi.
Kaya, ifadelerinde adı geçen kişilerden özür dileyerek, “Ramazan K., Fikret B. ve İbrahim T.’den özür dilerim, haklarını helal etsinler” ifadelerini kullandı.
İmar süreçlerine ilişkin de konuşan Kaya, “Ben belediyenin en alt düzey yöneticisiydim. Son onay merci daire başkanıdır. Tek başına bir projenin yavaşlatılması ya da durdurulması imkânsızdır. İddia edildiği gibi icbar suretiyle irtikap söz konusu değildir” diye konuştu.
Operasyon sırasında ele geçirilen telefona ilişkin de açıklama yapan Kaya, “Arabada paketi açılmamış telefon bulundu. Bu telefonu kendime aldım, çocuğuma sınav hediyesi verecektim. Evde paketinde duruyordu. Operasyonlar başladığında İspanya’daydık, hemen geri döndük” dedi.
Sanıklardan Halil Karaca ise savunmasında, ev hapsi sürecinde vicdanen rahatsız olduğunu belirterek, “300 bin TL’yi savcılık veznesine yatırdım. Bana ruhsat konusunda zorluk çektiğini söyleyip yardım istedi. Ben de durumu Serkan T.’ye ilettim. İlk ifademde korktum. Amacım iftira atmak değildi. Kimsenin baskısı altında olmadan dilekçe verdim” dedi.
Sanık Kemal Adalı da suçlamaları reddederek, “Böcek ailesini tanımam, herhangi bir bağlantım yok. O.M. bize müşteri olarak geldi, altın bozdurdu ve havalesini yaptık. Bu olayla daha sonra karşılaştık. Kuyumculuğu bıraktım. Sektörde bu tür işlemler olabiliyor ancak bizim bu olayla bir ilgimiz yok” ifadelerini kullandı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir