Geri

SANAL STATÜ KURBANLARI

00:01:01 | 2021-04-15
Ahmet Arğıllı
Ahmet Arğıllı     

Sosyal medya kullanımının yaygınlaştığı günümüzde insanlar, toplum içerisindeki statülerinden ziyade artık sosyal medyadaki statülerini önemser oldu.

Bu doğrultuda ise günlük hayatımızdaki gerçek kimliğimiz sosyal medyada tamamen farklı bir şekle büründü.

Lüks yaşam ve özenme dürtüsü bu sanal statülerinin oluşmasında önemli bir yer edinmektedir.

Özellikle Twitter, Facebook, Instagram, Tik Tok, LinkedIn vb. gibi sosyal medya araçları kullanan kişilerin sosyal statü edinme kaygısı kaçınılmaz bir gerçektir.

Toplum içerisindeki konumundan rahatsızlık duyan ve bu doğrultuda ise ‘beğenilmeme’ kaygısı yaşayan bireyler yalancı bir kimlikle bu kaygılarını sosyal medya üzerinden yarattıkları kimlik ile ört bas etmeye çalışmaktadırlar.

Sanal statünün oluşmasında aslında en büyük etken kişilerin demografik yapısıyla ilgilidir.

Toplum içerisinde kendine yer bulamayan bireyler, bir şekilde kendilerine sanal mecradan yer bulmaya çalışmaktadırlar.

Özellikle görsel paylaşımların yapılabildiği Instagram ve Twitter üzerinde yaygın olarak gördüğümüz bu durum çeşitli araştırmalara da konu olmuştur.

Aslında günlük hayatımızda yaptığımız pek çok şey internet ve sosyal medyaya endeksli hale gelmiştir.

Günümüzün büyük bir kısmında akıllı telefonlarımızla sosyal medyanın içerisinde bulunmaktayız.

Bu sebepten dolayı da sosyal mecralarda en gösterişli şekilde yer almak istiyoruz.

Günlük yaşantımızdaki her anımızı bu platformlarda paylaşarak aslında kendimizi sosyal medyada pazarlıyoruz.

Bu sebepten ötürü de etkileşim esnasında her şeyin dört dörtlük olmasına özen gösteriyoruz.

Bizleri takip eden insanlara kendimizi bir şekilde olduğumuz gibi değil de bir başkasıymış gibi kabul ettirmeye çalışıyoruz.

Özellikle bu konu hakkında yapılan bir araştırmada yaygın olarak kullanılan Twitter’ın kullanım nedenleri şu şekilde sıralanmıştır(Jose van Dick);

Sohbet ve diyalog özelliği (telefonda kısa konuşma gibi ama tek kişiye ya da web sayfası ara yüzüne bağlı değil)

Dayanışma ve değişimi mümkün kılması (belli kullanıcılarla)

Öz-ifade ve öz-iletişimi mümkün kılması (blogging benzeri)

Statü güncelleme ve kontrol etme

Bilgi ve haber paylaşımı

Pazarlama ve reklam (konum, ilgi alanları ve bağlantılara bağlı olarak) olarak ifade edilmektedir.

Yukardaki ifadelere baktığımız zaman Twitter’ın tam da anlattığımız üzere bir kullanım alanı teşkil ettiğini görmekteyiz.

İnsanlar üzerinden olduğundan farklı bir kimliğe bürünmeyi olanak kılan sosyal medya platformları, günden güne bu yönde insanları etkilemeye devam edecek gibi görülüyor.

Sizce sosyal medya platformlarının insanların farklı bir kimliğe bürünmesine sebebiyet vermesi olumsuz bir durum mu?

Gelecekte insanların sanal bir kimliğe bürünmeleri gerçek hayatlarını olumsuz şekilde etkiler mi?

Bu sorulara verdiğimiz cevaplar aslında bizlerin de sosyal medya karşısındaki tutumumuzu belli etmektedir.

Umarım sosyal medya gelecekte insanlar üzerinde kalıcı hasarlar bırakmaz ve kişiliklerimizin tamamen yok olmasına sebebiyet vermez…


ETİKET :  köşe yazısıahmet arğıllı


Yazıyı Sesli Dinle