x


x
x
BAYRAMIN HİKMETİ

Esselamualeyküm, hayırlı bayramlar kardeşlerim.Kurban Bayramı geldi çattı. Yurdumun güzel insanları kurbanlık telaşında… Alan var, alamayan var! Kesenler dolaba mı istifleyecek, yoksa az bir pay alıp ahiretine güzel bir infakta mı bulunacak? Kesemeyenlerin yine gözü yolda mı kalacak? İşte bunlar ince ve derin mevzular, ne yazık ki!

Hani ayette diyor ya: “Şeytan sizi fakirlikle korkutur (bağış yapmaktan uzaklaştırır), çirkin şeyleri ve cimriliği emreder. Allah ise bir bağışlanma ve ihsan (bol imkân, nimet, iyilik) vadeder.” (Bakara/268)

***

Kurban üzerine ben de bir şeyler yazmak istedim izninizle. Bildiğiniz üzere Kur’an-ı Kerim’de kurban hadisesi şöyle geçiyor: İbrahim (a.s.) dua ediyor, hayırlı bir evlat istiyor. Allah da ona bir erkek çocuğu olacağını müjdeliyor. İsmail (a.s.) büyüyünce, babası rüyasında sık sık onu kurban ettiğini görüyor ve bu durumu oğluna anlatıyor. Oğlu ise bunun bir emir olduğunu ve hiç tereddütsüz yapılması gerektiğini söylüyor. Bunun üzerine, oğlunu şakağı üzerine yatırınca (Rabbi ona): “Ey İbrahim, rüyanı doğruladın. Biz seni imtihan ettik ve bu duruşunla seni mükâfatlandıracağız.”

***

Allah tarafından bir kurtuluş fidyesi olarak bir koç hediye ediliyor. Kur’an’da anlatılan kıssadan hisse bu! Şimdi, İbrahim (a.s.) dedemizden günümüze kadar ulaşan bu güzel gelenekten bizim hissemize ne düşüyor? Biz ne anlıyoruz? Kurbandan alınan ders nedir?

Bize öncelikle; İbrahim’ce bir iman (ne aradığını bilen, sorgulayan) ve o muhteşem tevekkül (bütün işlerini yaptıktan sonra güvenini kaybetmeden Allah’a dayanan), İsmail’ce bir adanış (Rabbimizin bütün emirlerine “boynum kıldan ince” diyebilen) bir duruş lazım!

***

Bize samimi (içten) bir tövbe, enaniyetten uzak bir benlik; hayatına anlam kazandıracak ve aynı zamanda ahiretini de kurtaracak bir şuur lazım! Bize Muhammedî bir yol (sünnet-i seniyye); sağlıkta, hastalıkta, varlıkta ve yoklukta bir an bile Allah’ın hatırını hiçbir hatıra değişmeyen Muhammedî bir sevda lazım!

***

Kardeşlerim, İslam öyle güzel bir esenlik dinidir ki her hali şükür üzeredir. Şükür; Hakk’ın kuluna verdiğini yine O’nun yolunda kullanmasıdır. Malın varsa paylaşıyorsun, şükrediyorsun – bu güzeldir! Yoksa da her haline hamdediyorsun, bu bilinçle yaklaşıyorsun – bu da güzeldir! Her iki durumda da duruşunla kazanıyorsun…

***

İşte insan, fıtratındaki inançla doğar – can kazanır; büyür – güç kazanır. Gücünü kararlarından alır. Eğer kararlarında adaletli ve erdemli ise, o zaman kâmil imana sahip olur. Gelelim kurban meselesine; kurbanımızı kesmeden evvel, ilk önce yaşantımızı gözden geçirip ahlaken de neleri kurban edebileceğimizi düşünebiliriz.

Hani diyor ya ayette: “Onların ne etleri ne kanları Allah’a ulaşır; ulaşan, Rabbinize olan takvanızdır. Allah’ı yüceltmeniz için – yani tekbir getirerek – Rabbimiz bize böyle bir yarar sundu. Muhsin olanları (iyilik edenleri) müjdele!”

***

İnşallah müjdelenenlerden oluruz. Evet kardeşlerim, bu mübarek günlerde “kurban” kelimesi üzerine biraz yoğunlaşalım. Ve bütün işlerimizi, bizi nazenin seven, bütün yarattıklarından üstün tutan Yaradan’a bırakalım. Teslimiyetle huzurunda huzur bulalım. Emin olun ki mesele sadece hayvan boğazlamak değil; asıl mesele bizim Rabbimize karşı olan tutum ve davranışlarımızdır.

***

Bu ibadetin ruhunda Hakk’a olan yakınlık ve halka karşı fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır. Dileyen sadece kesip dolabında istifleyebilir. Dileyen de “Acaba Rabbimizin rızası nerededir? Acaba bu kurban etini bozulmadan kıyamete kadar nasıl saklayabilirim?” düşüncesiyle dağıtır.

Sürç-i lisan ettiysem affola. Bayram; huzur, sağlık, mutluluk ve bereketiyle gelsin hanelerimize. Hayırlı bayramlar Türkiye’m… Muhsine bir kul…

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

ÇOKLUK HIRSI

16.06.2025 - 19:32


liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !