Bizim kültürümüzde çok güzel değerler var. Yüzyıllardır süregelen kadim değerleri, ebeveynlerimizden gördüğümüz şekilde çocuklarımıza öğretmemiz gerek miyor mu? En azından çoğunluk bu şekilde ilerleseydi, şimdiki hali almazdık diye düşünüyorum. İyi bir çocuk yetiştirmek en büyük yatırım değil de ne? Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımız hangi ara bu kadar kötü bir kalbe sahip oldu?
***
Şimdiki çocuklar bolluk içinde büyüyor. Bu bollukla büyümenin sonucu olarak da, sanırım yokluğa ve karşılaşabileceği olumsuz durumlara intibak edemiyorlar. ‘’İntibak’’ dediğimiz şey, bir durum ya da çevreye uyum sağlama, uyarlanma. Yokluğu bilen çocuk, ekmeğin kolay kazanılmadığını bilen çocuk her şeyin farkında olabilecek potansiyele sahiptir. Her anlamda yokluktan bahsediyorum burada. Edepsizlik de bir yokluk aslında. Çocuklarımızın yaşına, bireysel gelişimine uygun davrandığımızda ve onlarla doğru iletişim kurduğumuzda işler kolaylaşıyor. Evde işler kolaylaştığında, topluma kazandırdığımız bu çocuklar da birbirleri için önü alınamayan bir tehlike oluşturmaz diye düşünüyorum.
***
Haberleri okumaya kalktığımda gördüğüm birçok haberin başkahramanı yine çocuklar. Birbirini zorbalayan, birbirine zarar veren, vuran, kıran, hatta daha da ileri gidip geçenlerde polis merkezine saldırı düzenleyen de bir çocuk. Bahsi geçen çocuk -neden bu senaryonun başkahramanı ki?- diye kendimize sormamız gerekiyor. Korkmamız gerekiyor. Tehlikenin farkındayız değil mi? Suça sürüklenen her çocuğun arkasında suça sürükleyen ebeveynleri var. Çocuk suçlu, ebeveynleri de. Akla ilk gelen ‘’ekran’’, tamam ekranın zararlarından basitçe satırlarca bahsedebilirim belki burada ama ailedeki iletişimin çocuğa verdiği zararı zaten tüm toplum yaşayarak öğreniyoruz. Gerçekten üzgünüm çocuklar.
***
Merhamet, yardımseverlik ve nezaket gibi duyguları yüceltmek için bizlere ihtiyacınız olduğu için üzgünüm. Empati becerisi kazanmada bize ihtiyacınız olduğu için de üzgünüm. Merhamet, yardımseverlik ve nezaket, bunları siz büyürken unuttuğumuz için üzgünüm çocuklar. Bu duyguları ve davranışları bazen hassaslıkla bağdaştırıyoruz. Hatta hassaslığı tek bir cinsiyete yakıştırıyoruz: Kadın, kız. Oysa dünyada birçok merhametli eş, şefkatli bir baba, nazik bir amca ve çok yardımsever abiler de var. Pek çok kültürde bu kavramlara cinsiyet yüklenmesi hiç hoş olmasa da, insanı insan yapan tüm duygular, bir güç gibi algılanmalı ve desteklenmelidir. Toplum olarak duygulara dair farkındalığa ermemiz ve aşmamız gereken pek çok kültürel tabu var. Çocuklara, gençlere emanet edeceğimiz bu toplumu şekillendirmek için tabuları yıkmak, değerleri unutmadan yaşatmak zorundayız diye düşünüyorum. Birbirinizi korkusuzca ve döverek öldürebildiğiniz bu dünyada, hiçbir ceza yaptırımı olmadığı için üzgünüm çocuklar. Daha çok üzülmemek için yapacak çok şey var.
16.02.2026 - 21:04
13.02.2026 - 21:12
11.02.2026 - 21:11
03.12.2025 - 21:08
14.11.2025 - 21:03
04.11.2025 - 21:03
19.10.2025 - 21:14
03.10.2025 - 21:11
04.09.2025 - 21:34
01.08.2025 - 19:54
30.05.2025 - 21:05
24.04.2025 - 06:00
19.04.2025 - 06:00
01.04.2025 - 06:00
20.03.2025 - 06:00
04.03.2025 - 06:00
17.02.2025 - 06:00
03.02.2025 - 06:00
20.01.2025 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir