x


x
x
BİR BAŞKA AÇIDAN: JÜRGEN HABERMAS

Jürgen Habermas, yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kamusal alan teorisi, iletişimsel eylem, söylem etiği ve liberal demokrasi gibi kavramlarla hem felsefeyi hem sosyolojiyi hem de siyaset bilimini derinden etkilediği ise muhakkak. Ancak pandemi sonrası tansiyonun arttığı dünyada, Habermas’ın düşünce sistemi artık bir ütopya olmaktan öte, gerçeklikten tamamen kopukluğu göstermektedir. Bu kopukluk, sadece teorik bir eksiklik değil; günümüz siyasetinin ve sosyolojisinin işleyişini anlamayı zorlaştıran yapısal bir körlükten ibarettir.

***

Habermas 1962’de The Structural Transformation of the Public Sphere’de, burjuva kahvehanelerinde gerçekleşen rasyonel/eleştirel tartışmayı ideal model olarak sunarken bugün o modelin enkazının en basitinden sosyal medya platformlarında yatmakta olduğunu söylemek mümkündür. Bu durum ise kamusal tartışmanın değil, algoritmik yankı odalarının ortaya çıkarmaktadır. Rasyonel argüman yerine duygusal tetikleme, tıklama ekonomisi ve mikro hedefleme ise bir diğer konu. Habermas’ın kendisi bile son yıllarda bu dönüşümü “refeodalizasyon” olarak eleştirmektedir çünkü teorisi, kamusal alanın yapısal olarak parçalandığını değil, sadece bozulduğunu varsaymaktadır. Oysa gerçeklik bugün kamusal alanın olmadığı; onun yerine binlerce paralel gerçekliğini doğurduğunu işaret etmekte. Bu kapsamda Habermas’ın rasyonel konsensüs umudu, bugünkü Dünya reel politiğinde naif bir nostaljiden ibaret.

***

İkinci büyük çatışma, iletişimsel eylem ile sistem arasındaki ayrımda bulunmakta. Habermas’a göre “yaşam-dünyası” (lifeworld) rasyonel iletişimle kendini yenilerken, “sistem” (para ve iktidar) onu kolonize ediyor. 1980’lerde bu ayrım parlak bir teşhis iken 2026’da sistem, yaşam-dünyasını o kadar derinlemesine kolonize etti ki, ikisi artık ayırt edilemez hale gelmiştir. Surveillance kapitalizmi ve devletlerin dijital otoriterliği, Habermas’ın “iletişimsel akıl”ını sistemin bir parçası yapmıştır. Dünya siyaseti buna göre şekillenmiş ve bu da seçmenleri etkilemiştir. Bugün ise seçmenler artık argüman dinlemeyip duygusal aidiyet ve korku satın almaktadır. Habermas’ın teorisi bu yeni gerçekliği açıklamamakla birlikte hala Aydınlanmanın evrensel akılcılığına bel bağlamakta ve bu eleştirileri “postmodern relativizm” nitelendirip sırtını dönerken, gerçeklik onun tam karşısında ilerlemektedir.

***

Üçüncü ve belki en vahim çatışma, liberal demokrasi idealinde bulunmakta. Habermas, siyaseti ideal konuşma durumunda oluşan bir uzlaşmadan ibaret görmektedir. Bu model, 90’ların liberal iyimserliğine cuk otururken bugünkü vaziyet kutuplaşma, dezenformasyon ve otoriter kaymaları ortaya çıkarmıştır. Bugün ise seçimler ideal konuşma durumunda oluşan bir tartışma veya uzlaşma ile değil, kültürel savaşlarla, göç korkusuyla, enflasyon öfkesiyle belirlenmektedir.

***

Frankfurt Okulu’nun eleştirel geleneği, bugün kültürel çalışmalar ve veri sosyolojisi karşısında eski moda kaldığı açıktır. Büyük Veri, algoritmik yönetimsellik ve biyopolitika (Foucault’nun mirasını sürdüren Agamben, Mbembe) Habermas’ın kategorilerini aşındırmaktadır. Habermas ise bu eleştirilere karşı evrensellik iddiasını savunmaktayken iddiasının, pratikte Müslüman toplumların veya yerli halkların deneyimlerini dışladığı açık bir şekilde gözükmektedir. 2020’lerin sosyolojisi artık evrensel değil, çoklu evrenler üzerine kurulu olduğu artık bariz bir gerçekliktir.

***

Habermas’ın düşüncesi hala okunmaya değer bir eleştirel araç; ama günümüz siyaset ve sosyolojisiyle kurduğu ilişki, bir baba-oğul çatışmasından öteye gidememiştir. Bugünün dünyası Aydınlanma mirasını hem içselleştirmiş hem de aşmıştır. Habermas’ın idealleri, rasyonel bir dünyanın hayalini beslemeye devam etmekteyken; gerçeklik, duygusal, algoritmik ve parçalanmış bir dünyanın çoktan kurulduğunu göstermektedir.

***

Kuzey Kore balistik füze denemeleri sırasında Japonya’ya füze “düşürmüş”, Pakistan Taliban’a saldırmış, ABD/İsrail ve İran arasındaki savaşın bir süre daha devam edeceği kesinleşmiş ve Avrupa’nın ortasına bomba düşürüp Avrupa Birliğini parçalayacak Rus Ukrayna savaşı devam ederken Habermas’ın kurguladığı siyasi evrenin çöktüğünü söylemek mümkündür. 96 yaşındaki siyaset bilimci/sosyologun tam da bugünlerde hayatını kaybetmesi ise tarihe enteresan bir nükte olarak kaydolmaktadır. Genel olarak; bu çatışmayı kabul edip açıklamak, Habermas’ı eleştirmek değil; onu tarihe yerleştirmekten ibarettir.

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

8 MART’TA MATEM

08.03.2026 - 21:24


YENİ GERİLİM ALARMI

22.02.2026 - 21:14


SAVUNMANIN DENGESİ

15.02.2026 - 21:05


SURİYE’DE DÖNÜŞÜM

25.01.2026 - 21:56


PENÇE VE KİLİT

18.01.2026 - 21:03


MONROE'DAN DONROE'YA MI?

04.01.2026 - 21:03


SOMUT GERÇEKLİK

23.11.2025 - 21:11


BARIŞ İÇİN SAVAŞ…

16.11.2025 - 21:05


UFAK BİR HATIRLATMA

14.09.2025 - 21:04


HADİ SON BİR GAYRET (2)

02.09.2025 - 21:14


HADİ SON BİR GAYRET

31.08.2025 - 21:01


ANAYASAL KALKAN

24.08.2025 - 21:06


TARİH SİZİ UNUTMAYACAK

17.08.2025 - 21:11


SESSİZ SOYKIRIM

10.08.2025 - 21:34


TALİDEN ASLİYE

06.07.2025 - 19:47


DON LASTİĞİ

29.06.2025 - 21:06


KURALLARA UYAN KAZANIR

08.06.2025 - 21:06


BİR RÜYA İÇİN AĞIT

01.06.2025 - 21:05


YALLAH ARABİSTANA MI?

25.05.2025 - 21:08


YENİ BİR DÖNEM

06.04.2025 - 06:00


İPTEKİ CAMBAZ

09.03.2025 - 06:00


BEYHUDE

16.02.2025 - 06:00


LANET VE LÜTUF

10.02.2025 - 06:00


REDDİYE VE FARKINDALIK

02.02.2025 - 06:00


4. YARGI REFORMU

26.01.2025 - 06:00


SAMİMİYET

05.01.2025 - 06:00


FELAKETE ÇIKMIŞKEN

15.12.2024 - 06:00


MEN DAKKA DUKKA

01.12.2024 - 06:00


TANIDIK ZAMANLAR

10.11.2024 - 06:00


ROMA BİR GÜNDE KURULMADI

03.11.2024 - 06:00


KAPALI OTURUM

27.10.2024 - 06:00


PNYX TEPESİ

20.10.2024 - 06:00


Korku iklimi

13.10.2024 - 06:00


ANAYASA HAREKETLERİ (3)

06.10.2024 - 06:00


Anayasa hareketleri (2)

29.09.2024 - 06:00


Anayasa hareketleri (1)

22.09.2024 - 06:00


Bir yol mümkün

15.09.2024 - 06:00


SIYGAYA ÇEKMEK

08.09.2024 - 06:00


Rüzgargülü

01.09.2024 - 06:00


Felah ve refah

25.08.2024 - 06:00


Yasama sorumsuzluğu

20.08.2024 - 06:00


TEMBELLİĞİMİZ

12.08.2024 - 06:00


Sabık Ambassador

04.08.2024 - 06:00


ANADOLU'YA AÇILACAĞIZ

21.07.2024 - 06:00


ANTİ-AMERİKAN

14.07.2024 - 06:00


DAMARLARINDAKİ ASİL KAN

07.07.2024 - 06:00


NORMALLEŞME

30.06.2024 - 06:00


GİZLEMEK SANATTIR

23.06.2024 - 06:00


TAMAMLANACAKTIR

19.06.2024 - 06:00


LAÇKALAŞTIRMA

09.06.2024 - 06:00


İNSAN ÖZEL BİR VARLIK

02.06.2024 - 06:00


İTHAM EDİYORUM

19.05.2024 - 06:00


TAM BİR SENE ÖNCE BUGÜN

12.05.2024 - 06:00


SERDENGEÇTİ

05.05.2024 - 06:00


SESSİZ GEMİ

28.04.2024 - 06:00


BİR DEMET TİYATRO

14.04.2024 - 06:00


HASSASİYET

10.04.2024 - 06:00


BİR BARDAK SU

07.04.2024 - 06:00


SANMIYORUM

01.04.2024 - 06:00


ÇÖZÜM YA DA ÇÖZÜLME

24.03.2024 - 06:00


GERÇEKLİKLE YÜZLEŞMEK

17.03.2024 - 06:00


KESİNLEŞMİŞ KONSENSÜS

18.02.2024 - 06:00


liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !