Türkiye'nin dış politika sahnesinde, özellikle Suriye meselesinde, Hakan Fidan'ın son açıklamaları adeta bir gerçeklik tokadı niteliğinde ilerlemeye devam ediyor. Dışişleri Bakanı Fidan, YPG'nin silah bırakmaması konusundaki ısrarını net bir şekilde dile getirerek, Türkiye'nin ulusal güvenlik önceliklerini bir kez daha vurgulamış oldu. Mart 2025'te Şam yönetimiyle varılan mutabakatın gereği olarak, YPG'nin Suriye milli ordusuna entegre olması gerektiğini söyleyen Fidan, "Devlet oyuna gelmiyor" diyerek, bu örgütün PKK'nın bir uzantısı olduğunu ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini açıkça ortaya koydu. Bu tutum, sadece haklı değil, aynı zamanda zorunlu bir duruş. Zira YPG’nin varlığının ABD sayesinde gerçekleştiği açıkken, vaziyetin önce Suriye sonra Türkiye ve bölgedeki tüm ülkelere tehdit oluşturduğu ise gayet net.
***
Ancak, terör koridoru yaratma çabalarıyla bölgedeki istikrarsızlık derinleşmekte. Peki, YPG'nin bu inatçı tutumu ne anlama geliyor? Silah bırakmamak, barışa değil, çatışmaya yatırım yapmak demek. Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed'in "Silah bırakmak bizim için gündemde değil. DSG'den silah bırakmasını istemek 'git öl' demek gibidir" şeklindeki açıklaması, bu örgütün gerçek niyetini gözler önüne seriyor. YPG, silahlarını bırakmak yerine, Amerikalılar ve İsraillilerle sıkı fıkı ilişki kurarak, Suriye'de kalıcı bir bölünmeden yana olduğunu gösteriyor. Bu, sadece Türkiye için değil, tüm bölge için bir tehdit.
***
Eğer YPG gerçekten Kürt halkının haklarını savunuyorsa, neden merkezi hükümetle entegre olmayı reddedip Türkiye’de yürütülen süreci de sabote ediyor aslında cevap basit. Ancak bu tutum, "Terörsüz Türkiye" sürecini olumsuz etkileyerek, binlerce masumun hayatını riske atmakta. YPG'yi eleştirmekten öte, bu örgütün derhal silahsızlandırılması gerektiğini haykırmak lazım; aksi takdirde, Suriye'de vahim olayların yaşanacağını söylemek abesle iştigal olmaz. DEM Parti'nin Fidan'a yönelik olumsuz tepkileri ise, bu tabloyu daha da vahimleştiriyor. DEM'li üyeler, Fidan'ın açıklamalarını "tehdit" olarak nitelendirerek, adeta YPG'nin avukatlığına soyunurken bu tepkinin, partinin Türkiye'nin ulusal çıkarlarından ziyade, ideolojik bağlarını ön plana koyduğunu göstermekte. DEM Parti, Kürt meselesini çözmek yerine, YPG gibi yapılara arka çıkarak, iç siyasetteki gerilimi körüklüyor. Hatırlayalım: DEM, YPG/SDG'nin Suriye'deki varlığını "haklı bir mücadele" olarak savunurken, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını göz ardı ediyor. Bu yaklaşım, sadece süreci baltalamakla kalmıyor, aynı zamanda DEM'in kendi tabanını bile yanıltıyor. Eğer DEM gerçekten barış istiyorsa, neden Fidan'ın çağrısına kulak vermiyor? Neden YPG'nin silah bırakmasını teşvik etmiyor? Aksine, bu tepkilerle, partinin barışçıl değil silahlı mücadeleden yana olan PKK/YPG çizgisine yakınlığını bir kez daha tescilliyorlar.
***
Türkiye'de yürüyen sürecin sekteye uğraması halinde, bunun en büyük müsebbibinin DEM'in bu sorumsuz tutumu ve YPG'nin terör ısrarı olduğunu altını çizerek söylemek gerekiyor. Hakan Fidan'ın haklılığı burada yatıyor: Türkiye, ne içerde ne dışarıda oyuna gelmiyor. Fidan, diplomasiyi güvenlik kalkanıyla birleştirerek, ülkenin menfaatlerini koruyor. Bu süreçte, YPG'nin silahsızlanması ve DEM'in yapıcı bir rol üstlenmesi şart. Ancak zaman, eleştiri değil, eylem zamanı. YPG ve DEM, bu gerçeği ne kadar kabul ederse, o kadar iyi. Yoksa tarih, onları bölgenin istikrarsızlığının suçluları olarak yazarken iki barış sürecini de Suriye yüzünden baltalamanın faturasını onlara kesecektir.
22.03.2026 - 21:01
15.03.2026 - 21:15
08.03.2026 - 21:24
02.03.2026 - 21:15
01.03.2026 - 21:17
22.02.2026 - 21:14
15.02.2026 - 21:05
08.02.2026 - 21:06
01.02.2026 - 21:12
25.01.2026 - 21:56
18.01.2026 - 21:03
11.01.2026 - 21:07
04.01.2026 - 21:03
21.12.2025 - 21:03
14.12.2025 - 21:22
07.12.2025 - 21:10
30.11.2025 - 21:11
23.11.2025 - 21:11
16.11.2025 - 21:05
12.10.2025 - 21:03
05.10.2025 - 21:22
28.09.2025 - 21:18
21.09.2025 - 21:05
14.09.2025 - 21:04
07.09.2025 - 21:09
02.09.2025 - 21:14
31.08.2025 - 21:01
24.08.2025 - 21:06
10.08.2025 - 21:34
02.08.2025 - 21:09
30.07.2025 - 21:24
28.07.2025 - 19:37
06.07.2025 - 19:47
29.06.2025 - 21:06
22.06.2025 - 21:16
15.06.2025 - 20:48
08.06.2025 - 21:06
01.06.2025 - 21:05
25.05.2025 - 21:08
18.05.2025 - 21:08
11.05.2025 - 21:13
04.05.2025 - 21:19
27.04.2025 - 21:04
20.04.2025 - 06:00
13.04.2025 - 06:00
06.04.2025 - 06:00
30.03.2025 - 06:00
23.03.2025 - 06:00
16.03.2025 - 06:00
09.03.2025 - 06:00
02.03.2025 - 06:00
23.02.2025 - 06:00
16.02.2025 - 06:00
10.02.2025 - 06:00
02.02.2025 - 06:00
26.01.2025 - 06:00
21.01.2025 - 06:00
12.01.2025 - 06:00
05.01.2025 - 06:00
29.12.2024 - 06:00
15.12.2024 - 06:00
08.12.2024 - 06:00
01.12.2024 - 06:00
17.11.2024 - 06:00
10.11.2024 - 06:00
03.11.2024 - 06:00
27.10.2024 - 06:00
20.10.2024 - 06:00
13.10.2024 - 06:00
06.10.2024 - 06:00
29.09.2024 - 06:00
22.09.2024 - 06:00
15.09.2024 - 06:00
08.09.2024 - 06:00
01.09.2024 - 06:00
25.08.2024 - 06:00
20.08.2024 - 06:00
12.08.2024 - 06:00
04.08.2024 - 06:00
28.07.2024 - 06:00
21.07.2024 - 06:00
14.07.2024 - 06:00
07.07.2024 - 06:00
30.06.2024 - 06:00
23.06.2024 - 06:00
19.06.2024 - 06:00
09.06.2024 - 06:00
02.06.2024 - 06:00
19.05.2024 - 06:00
12.05.2024 - 06:00
05.05.2024 - 06:00
28.04.2024 - 06:00
21.04.2024 - 06:00
14.04.2024 - 06:00
10.04.2024 - 06:00
07.04.2024 - 06:00
01.04.2024 - 06:00
24.03.2024 - 06:00
17.03.2024 - 06:00
10.03.2024 - 06:00
03.03.2024 - 06:00
25.02.2024 - 06:00
18.02.2024 - 06:00
12.02.2024 - 06:00
06.02.2024 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir