Suriye yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan son ateşkes, yüzeyde bir çatışmasızlık düzenlemesi gibi görünse de, esasen Suriye iç savaşının geç evresinde ortaya çıkan egemenlik, merkezileşme ve devlet dışı silahlı aktörlerin tasfiyesi tartışmalarının somut bir yansımasıdır. Bu yönüyle söz konusu ateşkes, taktik bir ara düzenleme değil; stratejik bir yeniden konumlanma sürecinin parçası olarak değerlendirilmelidir.
***
Bugün gelinen noktada, Suriye devletinin yeniden inşa süreciyle alakalı olarak üniterliğin tercih edildiği ve SDG/YPG’nin varlığının yapısal bir çelişki yarattığı açıktır.
***
Şam yönetimi açısından ateşkesin anlamı, SDG ile bir güç paylaşımı değil; devlet otoritesinin aşamalı biçimde üniter anlamda yeniden tesis edilmesidir. Entegrasyon söylemi, klasik anlamda çoğulcu bir siyasal uzlaşıyı değil, silahlı bir yapının merkezî devlet aygıtı içinde eritilmesini hedeflemektedir. Bu durum, Suriye devletinin savaş sonrası dönemde benimsediği “kontrollü normalleşme” stratejisiyle uyumludur.
***
Türkiye açısından ise söz konusu süreç, doğrudan ulusal güvenlik paradigmasıyla ilişkilidir. Ankara’nın uzun süredir vurguladığı temel tez, Suriye’nin kuzeyinde PKK ile organik bağları bulunan bir silahlı yapının kalıcılaşmasının kabul edilemez olduğudur. SDG’nin bağımsız bir askeri ve siyasi aktör olarak hareket alanının daralması, bu tezle örtüşen bir gelişmedir. Ateşkes süreci, Türkiye’nin askeri ve diplomatik baskı yoluyla şekillendirmeye çalıştığı güvenlik mimarisinin sahada karşılık bulduğunu göstermektedir.
***
Bu bağlamda dikkat çekici olan, Türkiye ile Suriye arasında doğrudan ve açık bir iş birliğine gerek duymaksızın, çıkarların fiili olarak örtüşmesidir. Her iki aktör de farklı gerekçelerle aynı sonucu hedeflemektedir: Devlet dışı silahlı yapıların etkisizleştirilmesi ve sınır güvenliğinin yeniden tanımlanması. Bu durum, klasik ittifak ilişkilerinden ziyade, realist anlamda örtük bir çıkar paralelliğine işaret etmektedir.
***
Uluslararası boyutta ise ABD’nin görece düşük profilli tutumu, bu sürecin okunmasında önemlidir. Washington’un SDG’ye yönelik önceki yıllardaki güçlü siyasi ve askeri desteğinin daha sınırlı bir çerçeveye çekilmesi ve Tom Barrack’ın son açıklaması ise bölgesel önceliklerin değiştiğini göstermektedir. DAEŞ tehdidinin kontrol altına alındığı bir ortamda, SDG’nin stratejik değerinin azalarak yok olması, entegrasyon ve tasfiye süreçlerini daha mümkün kılmaktadır.
***
Bununla birlikte, ateşkesin kısa vadede tüm sorunları çözeceğini varsaymak analitik bir hata olur. Ancak uluslararası ilişkilerde belirleyici olan çoğu zaman nihai sonuçtan ziyade yönelimdir. Mevcut yönelim, SDG’nin özerk bir aktör olarak alan kaybettiğini, devlet merkezli çözümlerin ise güç kazandığını ortaya koymaktadır.
***
Suriye–SDG ateşkesi, barıştan ziyade savaş sonrası düzenin inşasına dair bir ara aşama olarak değerlendirilmelidir. Bu düzenin parametreleri, Türkiye ve Suriye’nin güvenlik ve egemenlik öncelikleriyle büyük ölçüde uyumludur. Silahlı aktörlerin sistem içine alınması ya da sistem dışına itilmesi süreci, Orta Doğu’da devletin yeniden tanımlandığı daha geniş bir dönüşümün parçasıdır.
***
Bu çerçevede mesele, yalnızca silahların susması değil; hangi aktörlerin meşru kabul edildiği ve hangi yapıların tasfiye edildiğidir. Suriye devletinin SDG’ye karşı sahadaki kazanımları, YPG’nin 2 numarası Sipan Hamo’nun öldürüldüğü iddiası durumu genel olarak özetlerken; mevcut ateşkesin, bu soruya verilen cevabın giderek daha net hale geldiğini göstermektedir.
22.03.2026 - 21:01
15.03.2026 - 21:15
08.03.2026 - 21:24
02.03.2026 - 21:15
01.03.2026 - 21:17
22.02.2026 - 21:14
15.02.2026 - 21:05
08.02.2026 - 21:06
01.02.2026 - 21:12
18.01.2026 - 21:03
11.01.2026 - 21:07
04.01.2026 - 21:03
21.12.2025 - 21:03
14.12.2025 - 21:22
07.12.2025 - 21:10
30.11.2025 - 21:11
23.11.2025 - 21:11
16.11.2025 - 21:05
12.10.2025 - 21:03
05.10.2025 - 21:22
28.09.2025 - 21:18
21.09.2025 - 21:05
14.09.2025 - 21:04
07.09.2025 - 21:09
02.09.2025 - 21:14
31.08.2025 - 21:01
24.08.2025 - 21:06
17.08.2025 - 21:11
10.08.2025 - 21:34
02.08.2025 - 21:09
30.07.2025 - 21:24
28.07.2025 - 19:37
06.07.2025 - 19:47
29.06.2025 - 21:06
22.06.2025 - 21:16
15.06.2025 - 20:48
08.06.2025 - 21:06
01.06.2025 - 21:05
25.05.2025 - 21:08
18.05.2025 - 21:08
11.05.2025 - 21:13
04.05.2025 - 21:19
27.04.2025 - 21:04
20.04.2025 - 06:00
13.04.2025 - 06:00
06.04.2025 - 06:00
30.03.2025 - 06:00
23.03.2025 - 06:00
16.03.2025 - 06:00
09.03.2025 - 06:00
02.03.2025 - 06:00
23.02.2025 - 06:00
16.02.2025 - 06:00
10.02.2025 - 06:00
02.02.2025 - 06:00
26.01.2025 - 06:00
21.01.2025 - 06:00
12.01.2025 - 06:00
05.01.2025 - 06:00
29.12.2024 - 06:00
15.12.2024 - 06:00
08.12.2024 - 06:00
01.12.2024 - 06:00
17.11.2024 - 06:00
10.11.2024 - 06:00
03.11.2024 - 06:00
27.10.2024 - 06:00
20.10.2024 - 06:00
13.10.2024 - 06:00
06.10.2024 - 06:00
29.09.2024 - 06:00
22.09.2024 - 06:00
15.09.2024 - 06:00
08.09.2024 - 06:00
01.09.2024 - 06:00
25.08.2024 - 06:00
20.08.2024 - 06:00
12.08.2024 - 06:00
04.08.2024 - 06:00
28.07.2024 - 06:00
21.07.2024 - 06:00
14.07.2024 - 06:00
07.07.2024 - 06:00
30.06.2024 - 06:00
23.06.2024 - 06:00
19.06.2024 - 06:00
09.06.2024 - 06:00
02.06.2024 - 06:00
19.05.2024 - 06:00
12.05.2024 - 06:00
05.05.2024 - 06:00
28.04.2024 - 06:00
21.04.2024 - 06:00
14.04.2024 - 06:00
10.04.2024 - 06:00
07.04.2024 - 06:00
01.04.2024 - 06:00
24.03.2024 - 06:00
17.03.2024 - 06:00
10.03.2024 - 06:00
03.03.2024 - 06:00
25.02.2024 - 06:00
18.02.2024 - 06:00
12.02.2024 - 06:00
06.02.2024 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir