x


x
x
SİNEMANIN İKİ KARANLIK KORİDORU

Türk sinemasının iki büyük ismi: Nuri Bilge Ceylan ve Zeki Demirkubuz. Biri Cannes’da Altın Palmiye kazanmış, uluslararası alanda “auteur” kabul edilen bir yönetmen; diğeri aynı festivalde yarışmış, ödül alamamış ama Türkiye’de adeta bir tarikat şeyhi gibi sevilen, kült statüsüne erişmiş bir başka yalnız adam. Yıllardır medyada ve sinema çevrelerinde bu ikiliyi birbirine rakip gösteren bir söylem vardır, haksız da sayılmaz. 90’ların başında yolları kesişmiş, birbirlerinden çok şey öğrenmiş, birbirine derin bir saygı (ve belki biraz kıskançlık) besleyen iki figür diyebiliriz.

****

Nuri Bilge Ceylan’ın sineması görselliğin baskın olduğu bir sinemadır. Fotoğrafçı kökenli olması tesadüf değildir; uzun plan-sekanslar, neredeyse hareketsiz kamera ve doğanın ağır ritmi onun imzasını taşır. “Kış Uykusu”nda Kapadokya’nın uçsuz bucaksız vadileri, karakterlerin iç dünyasını dışa vurur. Seyirciyi “bakmaya” zorlar Ceylan; zamanı öyle bir yavaşlatır ki, bir kar tanesinin daldan düşüşü bile felsefi bir soruya dönüşür. Etkisi açıkça Tarkovski’den gelir; “Bir Zamanlar Anadolu’da”nın gece sahneleri “Stalker”ın ruhunu taşır. Zeki Demirkubuz ise tam tersine hareketli kamera, dar mekanlar ve loş ışık kullanır. “Kader”deki Beyoğlu ara sokaklarında sigara dumanı içinde kaybolan karakterler, adeta boğulma hissini somutlaştırır. Demirkubuz seyirciyi “hissetmeye” iter; duygular uzun cümlelerle değil, bir tokatla ya da sessiz bir bakışla patlar. Dostoyevski onun ana kaynağıdır; “Yazgı”, “İtiraf” ve “Kader” üçlemesi, “Yeraltından Notlar”ın sinemasal uzantıları gibidir. Kısaca: Ceylan gökyüzüne, Demirkubuz toprağın altına bakar; biri zamanı genişletir, diğeri sıkıştırır.

***

Ceylan’ın kahramanları genellikle “kaybetmiş aydın”dır. “Kış Uykusu”ndaki Aydın emekli tiyatrocu, entelektüel ama yalnız bir taşra ağasıdır; “Ahlat Ağacı”ndaki Sinan ise yazar olma hayaliyle taşraya sıkışmış bir üniversite mezunudur. Bu karakterler çok konuşur; Çehov vari uzun diyaloglarla kendi çaresizliklerini dökerler. Demirkubuz’un dünyasında ise “sokak adamları” vardır. “Masumiyet”teki Yusuf hapisten yeni çıkmış, konuşmayı bile beceremeyen bir şiddet potansiyelidir; “Kader”deki Bekir aşkı uğruna her şeyini yakan bir kaybedendir. Acı burada uzun cümlelerle değil, bir bıçakta ya da içe atılmış bir yumrukta dışa vurur. Dolayısıyla Ceylan Türkiye’nin “vitrin” yüzünü, yani eğitimli ama yabancılaşmış orta-üst sınıfını çekerken; Demirkubuz “arka mahalle”yi, konuşamayan, şiddeti içinde biriktiren alt sınıfları anlatır.

***

Ceylan’da kadınlar çoğu zaman arka planda, hatta “gizem” olarak kalır. “Kış Uykusu”nda Nihal güçlü görünse de hikâyenin asıl sahibi Aydın’dır. “Ahlat Ağacı”nda Hatice’nin kısa ama unutulmaz sahnesi bir istisnadır. Kadın, Ceylan’da genellikle bir soru işareti olarak bırakılır. Demirkubuz’da ise kadın hikâyenin ta kendisidir. Uğur (“Masumiyet” ve “Kader”), Zagor’un karısı (“C Blok”), Bekir’in annesi… Hepsi erkeklerin hayatını belirleyen, onları mahveden ya da kurtaran figürlerdir. Demirkubuz’un kadınları hayatın her anında agresiftir; sessiz kalamazlar. Suskunlukları bile tepkiden gelir.

***

Ceylan seyirciyi bilinçli bir mesafede tutar. Filmlerini izlerken kendinizi bir müzedeki tabloların önünde gibi hissedersiniz: çok güzel, çok sanatsal, ama bazen “bu benim hayatımla ne alakası var?” diye sorarsınız. Bir süre sonra o mesafe erir ve film içinizi yakar. Demirkubuz ise mesafeyi ortadan kaldırır; seyirciyi karakterin boğazına yapışmış gibi hissettirir. İzlerken rahatsız olursunuz, çünkü o karanlık sizin de içinizde bir yerlerde duruyordur.

***

1990’ların başında ikisi de asistanlık yaparken tanışmış, aynı mahalleden gelmişlerdir. Aralarında zaman zaman soğukluk olduğu söylense de, karşılıklı saygı hep açıkça bellidir. Nejat İşler’in “Ceylan tasarlanmış, Demirkubuz kirli” sözü yıllardır tartışılır; aslında bu iki kelime farkı çok güzel özetler. 2023’te Ceylan “Kuru Otlar Üstüne”yle, Demirkubuz “Hayat”la yine sahnedeydi. İkisi de hâlâ çalışıyor, hâlâ suskun, hâlâ yalnız. Her şeye rağmen bu ikilin varlığı bizler için kazanç, Türk sineması bu ikisi olmadan eksik kalırdı. Biri bize gökyüzünü, diğeri yeraltını gösterirken ikisinin birlikte insanın tamamını açığa çıkarır. Rekabet ettirmektense ikisinden de bir şeyler kapmak hepimiz için en iyisi.

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

8 MART’TA MATEM

08.03.2026 - 21:24


YENİ GERİLİM ALARMI

22.02.2026 - 21:14


SAVUNMANIN DENGESİ

15.02.2026 - 21:05


SURİYE’DE DÖNÜŞÜM

25.01.2026 - 21:56


PENÇE VE KİLİT

18.01.2026 - 21:03


MONROE'DAN DONROE'YA MI?

04.01.2026 - 21:03


SOMUT GERÇEKLİK

23.11.2025 - 21:11


BARIŞ İÇİN SAVAŞ…

16.11.2025 - 21:05


UFAK BİR HATIRLATMA

14.09.2025 - 21:04


HADİ SON BİR GAYRET (2)

02.09.2025 - 21:14


HADİ SON BİR GAYRET

31.08.2025 - 21:01


ANAYASAL KALKAN

24.08.2025 - 21:06


TARİH SİZİ UNUTMAYACAK

17.08.2025 - 21:11


SESSİZ SOYKIRIM

10.08.2025 - 21:34


TALİDEN ASLİYE

06.07.2025 - 19:47


DON LASTİĞİ

29.06.2025 - 21:06


KURALLARA UYAN KAZANIR

08.06.2025 - 21:06


BİR RÜYA İÇİN AĞIT

01.06.2025 - 21:05


YALLAH ARABİSTANA MI?

25.05.2025 - 21:08


YENİ BİR DÖNEM

06.04.2025 - 06:00


İPTEKİ CAMBAZ

09.03.2025 - 06:00


BEYHUDE

16.02.2025 - 06:00


LANET VE LÜTUF

10.02.2025 - 06:00


REDDİYE VE FARKINDALIK

02.02.2025 - 06:00


4. YARGI REFORMU

26.01.2025 - 06:00


SAMİMİYET

05.01.2025 - 06:00


FELAKETE ÇIKMIŞKEN

15.12.2024 - 06:00


MEN DAKKA DUKKA

01.12.2024 - 06:00


TANIDIK ZAMANLAR

10.11.2024 - 06:00


ROMA BİR GÜNDE KURULMADI

03.11.2024 - 06:00


KAPALI OTURUM

27.10.2024 - 06:00


PNYX TEPESİ

20.10.2024 - 06:00


Korku iklimi

13.10.2024 - 06:00


ANAYASA HAREKETLERİ (3)

06.10.2024 - 06:00


Anayasa hareketleri (2)

29.09.2024 - 06:00


Anayasa hareketleri (1)

22.09.2024 - 06:00


Bir yol mümkün

15.09.2024 - 06:00


SIYGAYA ÇEKMEK

08.09.2024 - 06:00


Rüzgargülü

01.09.2024 - 06:00


Felah ve refah

25.08.2024 - 06:00


Yasama sorumsuzluğu

20.08.2024 - 06:00


TEMBELLİĞİMİZ

12.08.2024 - 06:00


Sabık Ambassador

04.08.2024 - 06:00


ANADOLU'YA AÇILACAĞIZ

21.07.2024 - 06:00


ANTİ-AMERİKAN

14.07.2024 - 06:00


DAMARLARINDAKİ ASİL KAN

07.07.2024 - 06:00


NORMALLEŞME

30.06.2024 - 06:00


GİZLEMEK SANATTIR

23.06.2024 - 06:00


TAMAMLANACAKTIR

19.06.2024 - 06:00


LAÇKALAŞTIRMA

09.06.2024 - 06:00


İNSAN ÖZEL BİR VARLIK

02.06.2024 - 06:00


İTHAM EDİYORUM

19.05.2024 - 06:00


TAM BİR SENE ÖNCE BUGÜN

12.05.2024 - 06:00


SERDENGEÇTİ

05.05.2024 - 06:00


SESSİZ GEMİ

28.04.2024 - 06:00


BİR DEMET TİYATRO

14.04.2024 - 06:00


HASSASİYET

10.04.2024 - 06:00


BİR BARDAK SU

07.04.2024 - 06:00


SANMIYORUM

01.04.2024 - 06:00


ÇÖZÜM YA DA ÇÖZÜLME

24.03.2024 - 06:00


GERÇEKLİKLE YÜZLEŞMEK

17.03.2024 - 06:00


KESİNLEŞMİŞ KONSENSÜS

18.02.2024 - 06:00


liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !