Ortadoğu'nun karmaşık siyasi haritasında, Kürt milliyetçiliği her zaman bir mayın tarlası gibi durmuştur. Genel olarak Aynel Arap meselesi ve özellikle 8 Aralık 2024 tarihinde gerçekleşen Suriye Devrimi sonrası, bu milliyetçiliğin yeni bir ivme kazandığını söylemek mümkün. Ancak bu durum bugünlerde daha da farklılaştı: Mesut Barzani'nin, PKK'nın Suriye kolu olarak görülen SDG'nin lideri Mazlum Abdi ile yakınlaşması, sadece bir diplomatik jest değil; Türkiye ve Suriye için potansiyel bir güvenlik krizi sinyali olarak görülüyor.
***
Öncelikle, Barzani'nin tutumunu hatırlayalım: Tarihsel olarak PKK karşıtı bir lider olarak bilinen Barzani, Irak Kürdistanı'ndaki KDP'yi yönetirken, örgütü "Kürt halkı için bir yük" olarak nitelendirmişti. Ancak Suriye'deki kaos, pragmatizmi ön plana çıkardı. 2024 sonu ve 2025'te Esad'ın devrilmesiyle, Kürt birliği adı altında SDG ile yapılan görüşmeler arttı. Ocak 2025'te Erbil'de Mazlum Abdi'yi ağırlayan Barzani, Kürtlerin Şam'la tek cephe olarak hareket etmesini savundu. Bu, yüzeyde barışçıl görünse de, altında yatan motivasyon Kürt özerkliğini pekiştirmek. SDG'nin PYD/YPG dominasyonu, PKK ideolojisiyle iç içe; bu da Türkiye için doğrudan bir sınır tehdidi anlamına geliyor.
***
Türkiye açısından bakıldığında, durum alarm verici. SDG'nin PKK'nın uzantısı olduğu muhakkak iken bu yakınlaşma, sınır ötesi operasyonları daha da karmaşıklaştırabilir. Barzani'nin SDG'ye "silah bırakmama" tavsiyesi verdiği iddiaları ise rahatsızlık yaratan bir diğer durum olarak gözüküyor. Eğer Barzani-Abdi ittifakı güçlenirse, Türkiye ve Suriye için yepyeni bir cephe açılmak durumunda kalınabilir ki Türkiye’nin Azez ve Cerablusla başlattığı İdlib’le adım adım büyüttüğü bu mesele günün sonunda Erbil’e de taşınabilir.
***
Suriye için işler daha da karmaşık. Kürt milliyetçiliği, toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmekle birlikte Rojava bölgesi denilen yerdeki yapı, Şam'ın merkeziyetçi hedefleriyle çatışıyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın açıkladığı, Kürtlerin Suriye’nin ana unsuru olarak kabul edildiği kararnameye rağmen Kürt milliyetçisi çevrelerin bu durumu ne yazık ki dikkate almadığını görüyoruz. IKBY yönetiminin bu konudaki tavrı ise kat’i bir sessizlikten ibaret. Ancak vaziyet şaşırtıcı bir husus içermiyor. IKBY’nin SDG/PKK karşıtlığı savının bugünlerde tamamen çöktüğü, lehçe farkının da durumu tetiklediği gibi birtakım düşüncelerin safsatadan ibaret olduğu açık bir şekilde görülüyor. Ortada ciddi bir tehlike mevcut.
***
Peki, bu yükseliş neden tehdit edici? Çünkü pragmatizm, ideolojiyi açık bir şekilde gölgede bırakmakta. Barzani’nin istikrarını koruyarak IKBY’yi tartışılmaz hale getirmesi; SDG'yi de araçsallaştırabilecek bir güce sahip aktör haline sokmakta. Bu durum ise Amerika’daki Demokrat Parti aracılığıyla kurumsallaştırılmaya çalışılan Suriye’deki Kürt hareketinin Kürt milliyetçiliğini Pan-Kürt bir vaziyete dönüştürmesine sebep verebilir. Mazlum Abdi’nin IKBY tarafından Duhok’ta ağırlanmasının yeni bir başlangıç olduğunu kabul etmemek büyük bir hata olacaktır. Çünkü Sorani ve Kurmançilerin bir araya gelmemesi için artık hiçbir sebep kalmadı.
***
Türkiye ve Suriye; bu konuyu ehemmiyetli bir şekilde dikkate alarak tavrı net koymalı. Mesele eğer ciddiye alınmaz ise bütünleşmiş Kürt milliyetçiliği sadece bir etnik hareketle kalmayarak külli bir jeopolitik ve kurumsal aktöre dönüşebilir. SDG/PKK sempatizanlarının iddia ettiği 100 bin kişilik ordunun onda birinin bile mevcut olmadığı muhakkak iken; 1970’ten beri bir şekilde varlığını sürdüren kurumsal yapı, erimesi beklenen SDG/PKK’yı dönüştürüp işleri daha da çıkmaza sokabilir.
Ancak şu muhakkak; Türkiye, artık zamanla yarışıyor. Durumu akışına bırakamaz.
22.03.2026 - 21:01
15.03.2026 - 21:15
08.03.2026 - 21:24
02.03.2026 - 21:15
01.03.2026 - 21:17
22.02.2026 - 21:14
15.02.2026 - 21:05
08.02.2026 - 21:06
01.02.2026 - 21:12
25.01.2026 - 21:56
11.01.2026 - 21:07
04.01.2026 - 21:03
21.12.2025 - 21:03
14.12.2025 - 21:22
07.12.2025 - 21:10
30.11.2025 - 21:11
23.11.2025 - 21:11
16.11.2025 - 21:05
12.10.2025 - 21:03
05.10.2025 - 21:22
28.09.2025 - 21:18
21.09.2025 - 21:05
14.09.2025 - 21:04
07.09.2025 - 21:09
02.09.2025 - 21:14
31.08.2025 - 21:01
24.08.2025 - 21:06
17.08.2025 - 21:11
10.08.2025 - 21:34
02.08.2025 - 21:09
30.07.2025 - 21:24
28.07.2025 - 19:37
06.07.2025 - 19:47
29.06.2025 - 21:06
22.06.2025 - 21:16
15.06.2025 - 20:48
08.06.2025 - 21:06
01.06.2025 - 21:05
25.05.2025 - 21:08
18.05.2025 - 21:08
11.05.2025 - 21:13
04.05.2025 - 21:19
27.04.2025 - 21:04
20.04.2025 - 06:00
13.04.2025 - 06:00
06.04.2025 - 06:00
30.03.2025 - 06:00
23.03.2025 - 06:00
16.03.2025 - 06:00
09.03.2025 - 06:00
02.03.2025 - 06:00
23.02.2025 - 06:00
16.02.2025 - 06:00
10.02.2025 - 06:00
02.02.2025 - 06:00
26.01.2025 - 06:00
21.01.2025 - 06:00
12.01.2025 - 06:00
05.01.2025 - 06:00
29.12.2024 - 06:00
15.12.2024 - 06:00
08.12.2024 - 06:00
01.12.2024 - 06:00
17.11.2024 - 06:00
10.11.2024 - 06:00
03.11.2024 - 06:00
27.10.2024 - 06:00
20.10.2024 - 06:00
13.10.2024 - 06:00
06.10.2024 - 06:00
29.09.2024 - 06:00
22.09.2024 - 06:00
15.09.2024 - 06:00
08.09.2024 - 06:00
01.09.2024 - 06:00
25.08.2024 - 06:00
20.08.2024 - 06:00
12.08.2024 - 06:00
04.08.2024 - 06:00
28.07.2024 - 06:00
21.07.2024 - 06:00
14.07.2024 - 06:00
07.07.2024 - 06:00
30.06.2024 - 06:00
23.06.2024 - 06:00
19.06.2024 - 06:00
09.06.2024 - 06:00
02.06.2024 - 06:00
19.05.2024 - 06:00
12.05.2024 - 06:00
05.05.2024 - 06:00
28.04.2024 - 06:00
21.04.2024 - 06:00
14.04.2024 - 06:00
10.04.2024 - 06:00
07.04.2024 - 06:00
01.04.2024 - 06:00
24.03.2024 - 06:00
17.03.2024 - 06:00
10.03.2024 - 06:00
03.03.2024 - 06:00
25.02.2024 - 06:00
18.02.2024 - 06:00
12.02.2024 - 06:00
06.02.2024 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir