Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında tarihi bir başarı elde ettiğini söylemek mümkün. Dağlar, şehirler ve sınır ötesinde yürütülen operasyonlarla PKK'nın belini kırarak eylem kapasitesini yok etmesi ve münfesih olmaya zorlaması ise bunun en net göstergesi. Bu kapsamda düşünüldüğü takdirde "Terörsüz Türkiye" vizyonunun somut gerçekliğe dönüşmesi kaçınılmaz bir durum.
***
Ancak bu başarı ve dönüşmesi beklenen gerçeklik; Suriye'nin kuzeydoğusunda dolaylı yoldan devrik Esed rejimi, doğrudan ABD desteğiyle güçlenen SDG/YPG yapılanmasını pasifize etmedikçe nihayete ermeyecek. YPG, PKK'nın Suriye uzantısı olarak, bugünkü Şam rejimiyle entegrasyonu reddedip "adem-i merkeziyet" talebini dayatarak, Türkiye'nin milli güvenliğini doğrudan tehdit etmekte. Artık münfesih olarak bildiğimiz PKK’nın 2 bin kadar YPG’ye katıldığı söyleniyor ki bu vaziyet Türkiye açısından kabul edilemez bir durum.
***
Bu inatçı tutum, yalnızca Suriye'nin bütünlüğünü parçalamakla birlikte Türkiye'nin terörle mücadele kazanımlarını da riske atıyor. YPG'nin Suriye devletine entegre olmayı kategorik olarak reddetmesi, bölgede kalıcı bir ayrılıkçı yapı kurma stratejisinin bir parçası. Örneğin, SDG lideri Mazlum Abdi, Duhok'ta katıldığı bir konferansta özerklikten vazgeçilmeyeceğini ve Suriye'nin artık ademi merkeziyet olmadan yönetilemeyeceğini vurguladı.
***
Bu açıklama, YPG'nin Şam'la müzakerelerde kendi ordusunu koruyarak özerk statü talep ettiğini gösteriyor. Entegrasyon yerine, Fırat'ın doğusunda de facto hüviyetinde fiili bir devletleşme peşindeler. Bu durumun, Türkiye için kritik olduğu ise aşikar. SDG'nin "silah bırakma" gündemi olmadığını, PKK/HPG gibi davranmayacağını belirttiği açıklamalar, bu tutumu doğruluyor.
***
Burada dikkat çeken nokta, YPG'nin Arap unsurları da dahil ederek "özgür yaşam" olmadan silah bırakılamayacağını savunması. Bu, PKK'nın Suriye'de Arapları ve yerel aşiretleri mobilize ederek tabanını genişlettiğini ve entegrasyonu zora soktuğunu gösteriyor. Eğer bu talep kabul edilirse, Suriye'nin merkezi yapısı zayıflayarak ortaya çıkması muhtemel kaos, Türkiye'ye yönelik terör faaliyetlerini körükleyecektir. Münbiç, Tel Rıfat gibi bölgelerde devam eden tünel kazma, mevzi kurma ve ABD'den silah alma faaliyetleri, zaten Türkiye'nin güvenliğine doğrudan saldırı niteliğinde. Ayrıca, YPG'nin Suriye'deki varlığı, Türkiye'nin içindeki Kürtçülük ideolojisiyle doğrudan bağlantılı demek mümkün. Rojava’nın, PKK çizgisindeki Kürtçülüğün "Stalingrad” gibi gördüğü bir nokta haline evrildiği, olanca baskıya rağmen ABD’nin bu Kürtçülük ideolojisine de destek verdiği aşikarken bu durum kuvvetlice dikkate alınmalı.
***
Dikkate alınması gereken bir diğer konu ise Türkiye konuşulan Kürt lehçesi ile Suriye’deki Kürt lehçesinin ortak yani Kurmançi olması. Bu ise Türkiye’deki Kürt siyasi hareketinin SDG/YPG ile yakınlık hissedebileceği bir durum. Fakat bunu Irak’taki IKBY ile göremiyoruz çünkü Irak’taki Kürtlerin kullandığı lehçe Kurmançi değil Sorani.
***
Rojava olarak adlandırılan bu bölge, ideoloji ihracı için bir üs işlevi görüyor. Birinci çözüm sürecinde PKK'nın Suriye'ye geçerek şehirleri kontrol altına alması gibi, bugün de YPG'nin resmi statü kazanması, Suriye'ye, oradan Türkiye'ye uzanan lojistik hatlar ortaya çıkararak "Terörsüz Türkiye" sürecini sekteye uğratır. Bu tehditlerin kökeni, YPG'nin entegrasyon direnişinde yatıyor. Suriye Savunma Bakanlığı'nın askeri öğrencileri Türkiye ve Suudi Arabistan'a göndermesi gibi gelişmeler, Şam'ın yeniden yapılandığını gösterse de, YPG bu sürece direniyor. Mazlum Abdi’nin “takım elbise giyerek” Duhok’ta konferansa katılması ise bunun bir diğer göstergesi.
***
PKK sözcüsünün "Biz Türkiye'den çekildik, şimdi Türkiye Irak ve Suriye'den çekilsin" demesi, bu tutumun Türkiye'ye karşı bir meydan okuma olduğunu ortaya koyuyor. Eğer YPG, ABD garantörlüğünde Şam'la anlaşma imzalarsa, bu, Türkiye'nin siyasi gündemini dahi etkiler ve terörle mücadeledeki kazanımları geri döndürür. Türkiye'nin yanıtı net olmalı: Şam'a baskı yaparak ABD'nin YPG desteğini sınırlamak. Aksi halde, YPG'nin ademi merkeziyet talebi, Suriye'yi parçalarken Türkiye'yi de yıllarca geriye götürür. Terörsüz bir Türkiye için, güneydeki bu ayrılıkçı yapıya karşı kararlılık şart. Bu tehdit, artık soyut bir risk değil; somut bir gerçeklik.
22.03.2026 - 21:01
15.03.2026 - 21:15
08.03.2026 - 21:24
02.03.2026 - 21:15
01.03.2026 - 21:17
22.02.2026 - 21:14
15.02.2026 - 21:05
08.02.2026 - 21:06
01.02.2026 - 21:12
25.01.2026 - 21:56
18.01.2026 - 21:03
11.01.2026 - 21:07
04.01.2026 - 21:03
21.12.2025 - 21:03
14.12.2025 - 21:22
07.12.2025 - 21:10
30.11.2025 - 21:11
16.11.2025 - 21:05
12.10.2025 - 21:03
05.10.2025 - 21:22
28.09.2025 - 21:18
21.09.2025 - 21:05
14.09.2025 - 21:04
07.09.2025 - 21:09
02.09.2025 - 21:14
31.08.2025 - 21:01
24.08.2025 - 21:06
17.08.2025 - 21:11
10.08.2025 - 21:34
02.08.2025 - 21:09
30.07.2025 - 21:24
28.07.2025 - 19:37
06.07.2025 - 19:47
29.06.2025 - 21:06
22.06.2025 - 21:16
15.06.2025 - 20:48
08.06.2025 - 21:06
01.06.2025 - 21:05
25.05.2025 - 21:08
18.05.2025 - 21:08
11.05.2025 - 21:13
04.05.2025 - 21:19
27.04.2025 - 21:04
20.04.2025 - 06:00
13.04.2025 - 06:00
06.04.2025 - 06:00
30.03.2025 - 06:00
23.03.2025 - 06:00
16.03.2025 - 06:00
09.03.2025 - 06:00
02.03.2025 - 06:00
23.02.2025 - 06:00
16.02.2025 - 06:00
10.02.2025 - 06:00
02.02.2025 - 06:00
26.01.2025 - 06:00
21.01.2025 - 06:00
12.01.2025 - 06:00
05.01.2025 - 06:00
29.12.2024 - 06:00
15.12.2024 - 06:00
08.12.2024 - 06:00
01.12.2024 - 06:00
17.11.2024 - 06:00
10.11.2024 - 06:00
03.11.2024 - 06:00
27.10.2024 - 06:00
20.10.2024 - 06:00
13.10.2024 - 06:00
06.10.2024 - 06:00
29.09.2024 - 06:00
22.09.2024 - 06:00
15.09.2024 - 06:00
08.09.2024 - 06:00
01.09.2024 - 06:00
25.08.2024 - 06:00
20.08.2024 - 06:00
12.08.2024 - 06:00
04.08.2024 - 06:00
28.07.2024 - 06:00
21.07.2024 - 06:00
14.07.2024 - 06:00
07.07.2024 - 06:00
30.06.2024 - 06:00
23.06.2024 - 06:00
19.06.2024 - 06:00
09.06.2024 - 06:00
02.06.2024 - 06:00
19.05.2024 - 06:00
12.05.2024 - 06:00
05.05.2024 - 06:00
28.04.2024 - 06:00
21.04.2024 - 06:00
14.04.2024 - 06:00
10.04.2024 - 06:00
07.04.2024 - 06:00
01.04.2024 - 06:00
24.03.2024 - 06:00
17.03.2024 - 06:00
10.03.2024 - 06:00
03.03.2024 - 06:00
25.02.2024 - 06:00
18.02.2024 - 06:00
12.02.2024 - 06:00
06.02.2024 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir