Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama artık insanlar özür dilemiyor. Yanlış yaptığında "haklı çıkmaya" çalışıyor. Kırdığında telafi etmiyor, gerekçe sunuyor. Üzdüğünde susmuyor, savunma yapıyor.
Çünkü günümüzde tartışmalar çözüm için değil, kimin haklı olduğuna karar vermek için yapılıyor.
Kimse "seni kırdım" demiyor. Onun yerine "ama sen de…" ile başlayan cümleler geliyor. Her özrün önüne bir savunma konuyor. Her hatanın yanına bir mazeret ekleniyor.
Özür dilemek artık zayıflık gibi algılanıyor. Sanki "özür dilerim" diyen kaybediyormuş gibi. Oysa özür, kaybetmek değil; ilişkiyi kazanmayı seçmektir.
Ama biz kazanmayı yanlış yerde arıyoruz. Tartışmayı kazanıyoruz, insanı kaybediyoruz. Haklı çıkıyoruz, bağları zedeliyoruz.
Bugün herkes savunmada. Kimse geri adım atmıyor. Kimse hatayı sahiplenmiyor. Çünkü ego, empatiyi çoktan geçmiş durumda.
Oysa bir tartışmanın sonunda iki taraf da haklı olabilir. İki taraf da kırılmış olabilir. Ve bazen mesele haklılık değil, hassasiyettir.
Ama biz hassasiyet yerine kanıt sunuyoruz. Duygu yerine mantık yarıştırıyoruz. Kalp yerine cümle kuruyoruz.
Birini kırdıysan, niyetin değil sonucu önemlidir. Karşındaki incindiyse, orada özür gerekir. Ama biz niyetimizi temize çıkarmakla meşgulüz.
Belki de bu yüzden ilişkiler bu kadar çabuk yoruluyor. Çünkü kimse sorumluluk almıyor. Herkes haklı, herkes mağdur, herkes savunmada.
Ve ortada özür dilenecek bir alan kalmıyor.
Oysa samimi bir "özür" bazen saatlerce süren tartışmadan daha onarıcıdır. Ama onu söylemek cesaret ister. Ego değil, karakter ister.
Belki de artık şunu hatırlamak gerekiyor: Haklı olmak ilişkileri kurtarmaz. Ama özür dilebilmek bazen kurtarır.
Çünkü özür, bir yenilgi değil…insan kalabilmektir.
29.03.2026 - 23:24
21.03.2026 - 20:01
19.03.2026 - 21:22
15.03.2026 - 20:14
14.03.2026 - 06:26
08.03.2026 - 06:08
05.03.2026 - 21:05
01.03.2026 - 16:39
28.02.2026 - 19:27
22.02.2026 - 19:48
21.02.2026 - 18:50
15.02.2026 - 20:02
13.02.2026 - 21:23
08.02.2026 - 19:40
07.02.2026 - 05:59
01.02.2026 - 09:11
25.01.2026 - 16:37
24.01.2026 - 05:27
18.01.2026 - 20:42
17.01.2026 - 07:48
11.01.2026 - 13:49
11.01.2026 - 13:49
10.01.2026 - 12:02
04.01.2026 - 19:13
03.01.2026 - 15:56
28.12.2025 - 17:33
27.12.2025 - 15:32
21.12.2025 - 18:22
19.12.2025 - 21:21
14.12.2025 - 20:11
13.12.2025 - 16:28
07.12.2025 - 19:19
06.12.2025 - 05:41
30.11.2025 - 20:25
29.11.2025 - 19:52
23.11.2025 - 20:20
22.11.2025 - 05:51
16.11.2025 - 20:12
15.11.2025 - 20:36
09.11.2025 - 19:51
08.11.2025 - 14:19
02.11.2025 - 11:26
01.11.2025 - 12:48
26.10.2025 - 20:35
25.10.2025 - 20:36
19.10.2025 - 19:03
18.10.2025 - 16:33
12.10.2025 - 15:14
11.10.2025 - 06:50
05.10.2025 - 08:11
04.10.2025 - 07:38
28.09.2025 - 16:33
27.09.2025 - 05:21
21.09.2025 - 10:19
20.09.2025 - 06:35
14.09.2025 - 17:45
13.09.2025 - 13:53
07.09.2025 - 05:33
06.09.2025 - 05:38
31.08.2025 - 07:32
30.08.2025 - 06:26
24.08.2025 - 11:29
23.08.2025 - 19:21
17.08.2025 - 19:58
16.08.2025 - 18:34
10.08.2025 - 19:24
09.08.2025 - 18:00
03.08.2025 - 05:34
02.08.2025 - 06:49
27.07.2025 - 07:04
26.07.2025 - 07:41
20.07.2025 - 05:27
19.07.2025 - 07:50
13.07.2025 - 07:11
11.07.2025 - 21:15
06.07.2025 - 20:14
05.07.2025 - 11:24
29.06.2025 - 19:51
27.06.2025 - 21:05
22.06.2025 - 06:43
21.06.2025 - 08:09
15.06.2025 - 05:19
08.06.2025 - 05:48
07.06.2025 - 06:35
01.06.2025 - 05:43
31.05.2025 - 11:50
25.05.2025 - 05:52
24.05.2025 - 05:41
18.05.2025 - 05:43
17.05.2025 - 15:15
11.05.2025 - 05:53
10.05.2025 - 06:15
04.05.2025 - 06:29
03.05.2025 - 06:21
20.04.2025 - 06:00
19.04.2025 - 06:00
13.04.2025 - 06:00
11.04.2025 - 06:00
06.04.2025 - 06:00
05.04.2025 - 06:00
30.03.2025 - 06:00
28.03.2025 - 06:00
22.03.2025 - 06:00
21.03.2025 - 06:00
15.03.2025 - 06:00
14.03.2025 - 06:00
08.03.2025 - 06:00
08.03.2025 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir