x


x
x
GENÇLİK, ÜLKEMİZİN GELECEĞİ…

Cep telefonum tamirde ben parkta… Oturduğum bankın on metre kadar ötesi, parkla bitişik otobüs durağı. İki genç kız, ellerindeki birkaç defter ve kitabı oturduğum bankın üzerine koyuyor. Ellerinde cep telefonları bir yandan da birbirleriyle yüksek sesle konuşmaları. Yanı başımdaki bankta biraz önce kurtulmak istenilen yükten ve gençlerin görünümünden onların lise öğrencisi oldukları anlaşılıyor. “Aman kanka çek sen de fişini! Baston mu lazım halla halla! Mobbing uyguluyormuş, gülerim valla!” diyor biri alaycı bir edayla. Yanlarına yine elinde birkaç kitapla öğrenci olması muhtemel benzer yaşta bir erkek geliyor. Konuşma üçlüye dönüyor. Argo gırla gidiyor. Araya girme lüzumu hissediyorum.

***

Evet, tahminim doğru. Üçü de lise üçüncü sınıf öğrencisi ve sınıf arkadaşları. Kız öğrencinin biri diğer kızı kastederek kuzenim diyor. Kuzen sözünü kapalı, yanlış ve mobbing sözüyle birlikte ana dilimiz açısından doğru bulmuyorum ama konuşmak istediğim konuya tepkisel yaklaşmamaları için kuzen tanımlamasını, “mobbing” istilacısını sineye çekiyorum. Emekli öğretmen olduğumu söyleyerek kendimi tanıtmış oluyorum.

***

“Gençler sohbetinizi her zaman yaparsınız, ben sizlere bir soru sormak istiyorum. Müsaade eder misiniz?” Babacan ve öğretmen tavrımın onları etkilediğini hissediyorum. “İnşallah bildiğimiz yerden çıkar.” diyor adı Mustafa Berk olanı. Fazlaca meraklandırmadan soruyorum. “Günümüzde yaşanan Orta Doğu olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?”

***

Orta Doğu’nun neresi olduğunu, ülkelerinin adlarını bilmiyorlarmış, Filistin, Gazze, İsrail, Suriye diye artık apaçık kopya verdiğimi sandığım örnekler de yeterli gelmiyor. Kız öğrencilerden birinin Suriye’den anladığı, ülkemizdeki sığınmacı Suriyeliler ve o da neden gidip ülkelerinde savaşmıyorlar, bizim askerimiz onlar için savaşmak zorunda değil, diye kısa bir değerlendirme yapıp “Benim otobüs geldi, hadi ben kaçar!” diyor ve durağa yaklaşan otobüse doğru koşar adımlarla gidiyor. Diğer ikisine, okulda hiç bu konular konuşulmuyor mu diye yönelttiğim sorunun cevabı da maalesef olumlu değil ama beni dinlemek istediklerini hissettiğim için, her an onların da otobüsleri gelebilir diye kısa açıklamalarda bulunuyorum.

***

Bu kısa görüşme, beni düşündürdü ve düşüncelerimi sizlerle paylaşma gereği hissettirdi. Dilimizin yabancılaştırılmasının, kısırlaştırılmasının geldiği boyut; gençlerin güncel olaylardan habersizliği; dünyamızda, yakın coğrafyamızda hatta ülkemizde yaşanan önemli olaylara duyarsızlık ve sığ bakış… Tüm gençlerin benzer düşünce ya da düşüncesizlikler içerisinde olduğu anlamına gelmiyor tabi ki yaşadığım örnek. Olaylara sağduyuyla yaklaşan, şuurlu bir gençliği de görmüyor değiliz. Ancak gönül arzuluyor ki gençlerin tamamına aynı şuuru verebilen bir eğitim politikamız olsun. Onlar bu ülkenin geleceği zira. Eskiden ilkokulda sabahleyin derse başlamadan önce öğretmenlerimiz ülkemizde ve dünyada yaşanan güncel olaylarla ilgili bilgiler verir, bizleri de konuşturmaya çalışırlardı. Bu uygulamayı öğretimin bütün kademelerine, siyasi söylem ve değerlendirmelerden uzak olmak koşuluyla, yaymak doğru yöntem gibi geliyor bana. Gençlerin tamamının yakın çevremizden başlayarak dünyada süregiden olayları bilmesinin ve olaylar hakkında millî kültürümüz ve insanlık değerleri üst bakışıyla fikir yürütebilmesinin kapısını böylece açabiliriz.

***

Gerçi neremiz düz ki, diyenler çıkacaktır ama olumsuzların genelleştirilmemesi için, çirkinliklerin kanıksanmasının önüne geçebilmek için millî kültürümüz ve insanlık değerleriyle donanmış bir geleceğe yani gençlere bu ülkenin ihtiyacı olduğu inkâr edilemez diye düşünüyorum. Gerisi alan uzmanlarının; karar, yönetim erkinin işi…

                

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

EMEKLİYE RAMAZAN

10.02.2026 - 21:19


MUHABBET KÂRI

31.01.2026 - 21:49


GAZZE’DEN HİSSE

22.01.2026 - 21:17


AFFETME GÜNÜ

10.01.2026 - 21:25


2025 SERENCAMI

30.12.2025 - 21:19


HABBEYİ KUBBE YAPMAK

10.12.2025 - 21:18


ALGI VE ÖN YARGI

27.11.2025 - 21:04


ÖMÜRLE HASBİHÂL

17.11.2025 - 21:05


EKRANIN EFENDİSİ OLMAK

27.10.2025 - 21:08


YALAKANIN FENDİ

07.10.2025 - 21:35


KİBRİN PAYESİ

27.09.2025 - 21:10


SORUMLULUĞUN RENGİ

16.08.2025 - 21:08


İNSANLIK NEREDE DURACAK

08.08.2025 - 21:36


İYİ VE KÖTÜ

27.07.2025 - 20:58


HABİS UR: İSRAİL

27.06.2025 - 21:13


SANA ŞU KADARA OLUR

07.05.2025 - 21:11


KUYUDAKİ TAŞLAR

27.03.2025 - 06:00


ŞEHİT VE VATAN

17.03.2025 - 06:00


EĞİTİM HERKESİN DERDİ

28.02.2025 - 06:00


OLANLAR UMULANLAR

18.02.2025 - 06:00


KADIRGALI TRUMP

08.02.2025 - 06:00


SON SAYFAYI AÇMADAN

27.12.2024 - 06:00


NECATİ BEY

17.12.2024 - 06:00


MEB’E AÇIK MEKTUP

07.12.2024 - 06:00


YABANCI OKULLAR SORUNU

27.11.2024 - 06:00


İSTİKBAL GÖKLERDEDİR

17.11.2024 - 06:00


SİYONİZMİN PKK PLANI

27.10.2024 - 06:00


İRFAN VE ÖLÇÜ

07.10.2024 - 06:00


Zer-dûz palan vursan

29.09.2024 - 06:00


EYLÜL

07.09.2024 - 06:00


Kuvayımilliye ve Hamas

07.08.2024 - 06:00


ADAP VE EDEP

27.07.2024 - 06:00


KENDİNİ BİLMEK

17.07.2024 - 06:00


OKUMAKTAN MURAT NE?

27.06.2024 - 06:00


NASIL OKUMALI?

17.06.2024 - 06:00


OKUMA TÜRLERİ

07.06.2024 - 06:00


DOĞRU OKUMA

27.05.2024 - 06:00


ZORU KOLAY KILMAK

07.05.2024 - 06:00


KİTAP DÜNYASINA MERHABA

27.04.2024 - 06:00


BAYRAMA İKİ ADIM KALA

07.04.2024 - 06:00


CEMAAT VE CEMİYET

17.02.2024 - 06:00


İŞLER ZIVANADAN ÇIKINCA

27.01.2024 - 06:00


GENELLEMELER

17.01.2024 - 06:00


AKİF’İ ANARKEN

27.12.2023 - 06:00


SÖZÜN DOĞRUSU...

16.12.2023 - 06:00


BİZİM DERDİMİZ OLMALI

06.12.2023 - 06:00


CENAZE YEMEĞİ

07.10.2023 - 06:00


DERİN İZ: ZULÜM

07.08.2023 - 06:00


KELİMELERİN GÜCÜ...

17.06.2023 - 06:00


ÖFKE ÜZERİNE

08.06.2023 - 06:00


liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !