x


x
x
MUHABBET KÂRI

Yazarken, konuşurken insanın içini ısıtan sözcüklerimiz var dilimizde. Sevgiyi, dostluğu, güvenmeyi, dayanmayı, emin olmayı, özlemi, kavuşmayı, hoşça vakit değerlendirmeyi anlatan tadı enfes bir sözcük “muhabbet” sözcüğü. Öylesine ki can deyip sarıldıklarımıza sevgiyi buram buram koklatan ve muhatabın kendisine de aynı keyfi yaşattığı gönülden gönüle akan bir sıcaklığı barındırır bünyesinde. Söyleşince derdi hafifleten, gönle ferahlık veren; sevinci çoğaltan, mutluluktan haz alan bir iklim oluşturur dostluk penceresinde.

***

 “Yaratılanı Yaradan’dan dolayı hoş gören” insanlar vardır. Böylelerinin en büyük kazancı muhabbettir. Etrafının muhabbetini kazanmak, başağın olgunlaştığı için başını aşağı salmasından kaynaklanır ki bu bir sevgi faslıdır.

İki çift laf etmek arifle, dünyaya hoşça bakmak demektir. Onun için “ Gönül ne çay ister ne çayhane/ Gönül muhabbet ister çay bahane.” demişler ve eskiler kıraathanelerin duvarına bu sözü nakşetmişler. Neresinden baksanız bu güler yüzlü sözcüğü hep iyilik kapısında bekler bulursunuz. Yârenlik kapısından girince sevgi güneşi ile bütünleşen bir hazda hissedersiniz onu.

***

Bir kere birbirini yürekten seven insanların söyleşmesine konuşma demek, aradaki muhabbeti göz ardı etmek gibi geliyor bana. “Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.” atasözümüz, konuşma ile muhabbet etmenin farkını veriyor bence. Nasıl ki “kardeş”, kan bağı ile ilgili ama “kan kardeş”, biyolojik kan bağı olmadan birbiri için her türlü fedakârlığı yapabilecek kişilerin aralarında kurduğu bağ. “Muhabbet” de gönülden gönle yolu aydınlatan çerağ. Bu çerağ, kalplere zenginlik, ruha enginlik verir. Muhabbet köprüsünde buluşanların aralarında kan bağı olmasına gerek yoktur; tıpkı birbirini seven, birbirine güvenen iki kadının birbirini ahiret kardeşi saydığı gibi bir ünsiyet seyri vardır aralarında.

***

Muhabbet, kuruyan dudakların pırıl pırıl bir gözeyle buluşması gibidir; sevgiliye vuslat babından… Türk müziğine bir ömür veren Sadettin Kaynak misali. Bir gece üstat Hz Peygamberi rüyasında görür. Sabah kalktığında yazdığı ve bestelediği şarkının sözlerindeki derinliğe davet ediyorum sizleri:

 “Muhabbet bağına girdim bu gece,

Açılmış gülleri derdim bu gece,

Vuslatın çağına erdim bu gece,

Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş.”

Talebesi Hafız Ahmet kendisini ziyarete geldiğinde, gördüğü rüyayı sevinçle ağlayarak anlattıktan sonra ilk dörtlüğünü aldığım ve hepimizin bildiği besteyi kendisine okur. 

“Ararım, ararım, ararım seni her yerde.

  Sorarım ıssız gecelerde sevgilim nerde?”

Muhabbet rüzgârı esince gönüller vecde geliyor; zamanı bir vuslat eleğinde eliyor. Hani muhabbet kuşu, muhabbet çiçeği gibi güzelliklere ad oluyor ya bu derinden gelen ses; işte öyle bir şey…

***

Herkesle konuşabilir, herkesle gülebilir insan ama yalnızca dostuyla muhabbet edebilir. Derdini, sıkıntısını, kederini, sevincini, huzurunu paylaştığı ortam muhabbet ortamıdır. Olumsuzların azalması, olumluların çoğalması ziyafetidir muhabbet sofrası. İnsanın midesini bulandıran söz yoktur o sofrada. O sofra, muhatabından doğan bir tatlı tebessümün, gönül okşayıcı bir sözün yettiği; samimi, yalın, misk kokulu çiçeklerin arzı endam ettiği bir canlar mekânıdır.

Böylesi sofralar dertlere deva, gönüllere şifa. Ondan nasip alamamak ise inanın ruha cefa…

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

EMEKLİYE RAMAZAN

10.02.2026 - 21:19


GAZZE’DEN HİSSE

22.01.2026 - 21:17


AFFETME GÜNÜ

10.01.2026 - 21:25


2025 SERENCAMI

30.12.2025 - 21:19


HABBEYİ KUBBE YAPMAK

10.12.2025 - 21:18


ALGI VE ÖN YARGI

27.11.2025 - 21:04


ÖMÜRLE HASBİHÂL

17.11.2025 - 21:05


EKRANIN EFENDİSİ OLMAK

27.10.2025 - 21:08


YALAKANIN FENDİ

07.10.2025 - 21:35


KİBRİN PAYESİ

27.09.2025 - 21:10


SORUMLULUĞUN RENGİ

16.08.2025 - 21:08


İNSANLIK NEREDE DURACAK

08.08.2025 - 21:36


İYİ VE KÖTÜ

27.07.2025 - 20:58


HABİS UR: İSRAİL

27.06.2025 - 21:13


SANA ŞU KADARA OLUR

07.05.2025 - 21:11


KUYUDAKİ TAŞLAR

27.03.2025 - 06:00


ŞEHİT VE VATAN

17.03.2025 - 06:00


EĞİTİM HERKESİN DERDİ

28.02.2025 - 06:00


OLANLAR UMULANLAR

18.02.2025 - 06:00


KADIRGALI TRUMP

08.02.2025 - 06:00


SON SAYFAYI AÇMADAN

27.12.2024 - 06:00


NECATİ BEY

17.12.2024 - 06:00


MEB’E AÇIK MEKTUP

07.12.2024 - 06:00


YABANCI OKULLAR SORUNU

27.11.2024 - 06:00


İSTİKBAL GÖKLERDEDİR

17.11.2024 - 06:00


SİYONİZMİN PKK PLANI

27.10.2024 - 06:00


İRFAN VE ÖLÇÜ

07.10.2024 - 06:00


Zer-dûz palan vursan

29.09.2024 - 06:00


EYLÜL

07.09.2024 - 06:00


Kuvayımilliye ve Hamas

07.08.2024 - 06:00


ADAP VE EDEP

27.07.2024 - 06:00


KENDİNİ BİLMEK

17.07.2024 - 06:00


OKUMAKTAN MURAT NE?

27.06.2024 - 06:00


NASIL OKUMALI?

17.06.2024 - 06:00


OKUMA TÜRLERİ

07.06.2024 - 06:00


DOĞRU OKUMA

27.05.2024 - 06:00


ZORU KOLAY KILMAK

07.05.2024 - 06:00


KİTAP DÜNYASINA MERHABA

27.04.2024 - 06:00


BAYRAMA İKİ ADIM KALA

07.04.2024 - 06:00


CEMAAT VE CEMİYET

17.02.2024 - 06:00


İŞLER ZIVANADAN ÇIKINCA

27.01.2024 - 06:00


GENELLEMELER

17.01.2024 - 06:00


AKİF’İ ANARKEN

27.12.2023 - 06:00


SÖZÜN DOĞRUSU...

16.12.2023 - 06:00


BİZİM DERDİMİZ OLMALI

06.12.2023 - 06:00


CENAZE YEMEĞİ

07.10.2023 - 06:00


DERİN İZ: ZULÜM

07.08.2023 - 06:00


KELİMELERİN GÜCÜ...

17.06.2023 - 06:00


ÖFKE ÜZERİNE

08.06.2023 - 06:00


liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !