x


x
x
HABBEYİ KUBBE YAPMAK

Önemsiz olayları büyüterek sorun hâline getirmek gibi kötü bir alışkanlığı var kimilerimizin. Örneğin eşinin ya da çocuğunun bir davranışını ya da sözünü abartarak içinden çıkılmaz sonuçlara yol açan insanlar için “habbeyi kubbe yapmak” deyimi, cuk diye oturuyor üstüne. Sonrasında pişmanlık oluşsa da tepkisel davranış keseden, söz ağızdan çıktıktan sonra geri dönüşü ya olmuyor ya düzeltilmesi zor oluyor. Boğaz dokuz boğum, sekizi yutkunmak biri konuşmak için.

               “Söz ola kese savaşı

                 Söz ola kestire başı

                 Söz ola ağulu aşı

                 Bal ile yağ ede bir söz”

İyi de herkes Yunus olamıyor işte. İlle de deveyi pire yapanlarımız olacak. Huy mu dersin, yaratılış mı dersin, yoksa geçimsizlik mi? Ne dersen de, küçük şeyleri büyüterek çıkıntı olanlarımız var etrafımızda. Savaşı kesmek, sözü bal ile yağa çevirmek de basiret sahibi olanlara kalıyor hazırda.

Beş parmağın beşi bir olmaz, derler. Belirli bir insan topluluğunun içinde benzerlikler olabileceği gibi farklılıklar da olabileceğini anlatan bir halk sözü. Milyarlarca insan var yeryüzünde ama her biri fiziksel olarak birbirinden farklı. Her birindeki organlar, istisnalar hariç, eşit sayıda, hacimsel olarak birbirine yakın fakat kiminin boyu uzun, kiminin kısa; kimi çatık kaşlı, kimi kalem kaşlı; kiminin gözü orijinal kabul edilen kahverengi, kiminin mavi; kiminin burnu kemerli, kiminin semerli… Say da say… Hülasa fiziksel yaratılış insanda tek yumurta ikizleri hariç hep farklı…

Fiziksel yaratılış farklı da ruhsal yaratılış aynı mı? Değil, elbette. O da birbirinden farklı. Her birimizde benzer duygular var fakat tonları farklı. Kimimiz merhametli, kimimiz acımasız; kimimiz açgözlü, kimimiz tok… Duygularımız da fiziksel farklılıklarımız gibi çeşitli tonlarda. Olaylar karşısında verdiğimiz tepki merhamet duygusuyla olsa da bu duygunun tonları her insanda farklı; aç ve tokgözlülüğün tonları gibi.

               Maraza çıkarmak da öyle. Teşhiri ve hacmi farklı. Habbeyi kubbe yapmak huy haline gelmişse kişide, zararı önce kendine sonra çevresine. Doğrusu odur ki ya huyunca ya suyunca, becerebilirsek tabi. Yoksa da yangına körükle gitmemek gerek böylelerine. Körük bir tarafa da suyunca yaklaşmak her zaman doğru yol mu? Kişiliğinden ödün vermek gibi geliyor insana bazen. “Söz gümüşse sükût altındır” deyip içimize atıyoruz kimi zaman eşref saatlilere.

 “İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya!” Kiminin suyu sakin, kiminin hırçın; kiminin baygın, kiminin köpüklü… Çamur gibi simsiyah akanı da var, cam gibi berrak akanı da… Akışlar bazen renk, bazen kıvam değiştirir yatağının eğimine, zeminine göre. Bazen de yatağının derinliğine, enine göre. Yakınımızdakilerin suyunca gitmeyi ya beceremiyor ya yediremiyoruz bazen de kendimize. Bizim de suyumuz kendince akıyor, değiştiremeyeceğimize inandığımız habbeyi kubbe yapan huyları kimi zaman akışına bırakıyoruz.

               İnsanları olduğu gibi kabul etmek her yiğidin kârı olmuyor. Ders odur ki biz olayları büyütmeyelim. Yüce gönüllü olmak madem her zaman mümkün olmuyor o hâlde biz küçük şeylere takılmayalım. Sonradan keşke diyeceğimiz şeylere, o habbeyi kubbe yapmadan önce engel olalım. Öfkeyle kalkıp zararla oturmak zorunda kalınan olaylardan hisse çıkarıp kendi nefsimize makul olmayı öğretelim.

               Adamlık da bu, insanlık da…

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

EMEKLİYE RAMAZAN

10.02.2026 - 21:19


MUHABBET KÂRI

31.01.2026 - 21:49


GAZZE’DEN HİSSE

22.01.2026 - 21:17


AFFETME GÜNÜ

10.01.2026 - 21:25


2025 SERENCAMI

30.12.2025 - 21:19


ALGI VE ÖN YARGI

27.11.2025 - 21:04


ÖMÜRLE HASBİHÂL

17.11.2025 - 21:05


EKRANIN EFENDİSİ OLMAK

27.10.2025 - 21:08


YALAKANIN FENDİ

07.10.2025 - 21:35


KİBRİN PAYESİ

27.09.2025 - 21:10


SORUMLULUĞUN RENGİ

16.08.2025 - 21:08


İNSANLIK NEREDE DURACAK

08.08.2025 - 21:36


İYİ VE KÖTÜ

27.07.2025 - 20:58


HABİS UR: İSRAİL

27.06.2025 - 21:13


SANA ŞU KADARA OLUR

07.05.2025 - 21:11


KUYUDAKİ TAŞLAR

27.03.2025 - 06:00


ŞEHİT VE VATAN

17.03.2025 - 06:00


EĞİTİM HERKESİN DERDİ

28.02.2025 - 06:00


OLANLAR UMULANLAR

18.02.2025 - 06:00


KADIRGALI TRUMP

08.02.2025 - 06:00


SON SAYFAYI AÇMADAN

27.12.2024 - 06:00


NECATİ BEY

17.12.2024 - 06:00


MEB’E AÇIK MEKTUP

07.12.2024 - 06:00


YABANCI OKULLAR SORUNU

27.11.2024 - 06:00


İSTİKBAL GÖKLERDEDİR

17.11.2024 - 06:00


SİYONİZMİN PKK PLANI

27.10.2024 - 06:00


İRFAN VE ÖLÇÜ

07.10.2024 - 06:00


Zer-dûz palan vursan

29.09.2024 - 06:00


EYLÜL

07.09.2024 - 06:00


Kuvayımilliye ve Hamas

07.08.2024 - 06:00


ADAP VE EDEP

27.07.2024 - 06:00


KENDİNİ BİLMEK

17.07.2024 - 06:00


OKUMAKTAN MURAT NE?

27.06.2024 - 06:00


NASIL OKUMALI?

17.06.2024 - 06:00


OKUMA TÜRLERİ

07.06.2024 - 06:00


DOĞRU OKUMA

27.05.2024 - 06:00


ZORU KOLAY KILMAK

07.05.2024 - 06:00


KİTAP DÜNYASINA MERHABA

27.04.2024 - 06:00


BAYRAMA İKİ ADIM KALA

07.04.2024 - 06:00


CEMAAT VE CEMİYET

17.02.2024 - 06:00


İŞLER ZIVANADAN ÇIKINCA

27.01.2024 - 06:00


GENELLEMELER

17.01.2024 - 06:00


AKİF’İ ANARKEN

27.12.2023 - 06:00


SÖZÜN DOĞRUSU...

16.12.2023 - 06:00


BİZİM DERDİMİZ OLMALI

06.12.2023 - 06:00


CENAZE YEMEĞİ

07.10.2023 - 06:00


DERİN İZ: ZULÜM

07.08.2023 - 06:00


KELİMELERİN GÜCÜ...

17.06.2023 - 06:00


ÖFKE ÜZERİNE

08.06.2023 - 06:00


liderhaber liderbursa Ekonomi Spor Magazin Güncel Kültür-Sanat Sağlık
Anasayfa Kategoriler
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !