Hep kendisini önceliğe alarak yaşamamalı insan. Hepimizin birçok sorumluluğu var, sorumlu olduğu insanlar var. Bunlar soyut ya da somut olabilir. Bir kavram ya da bir varlık olabilir. Somut olarak yakın çevremizdeki insanlar olabilir, soyut olarak devletimiz olabilir, insanlık olabilir. Bizden beklentileri olan, bizim yardımımıza ihtiyaç duyanlar olabilir; bizim el vermemizle ayağa kalkabilecekler olabilir.
***
Yaratılış gayesinin bilincinde olan insanlar, insanlık adına sorumluluk duyar. Üzerinde yaşadığı toprağın ne ifade ettiğinin farkında olan insanlar, vatanına karşı ödevleri olduğunu bilir; yaşı ve içinde bulunduğu koşullar itibarıyla varlık aracı olan anne babasına karşı, kardeşlerine, evlatlarına karşı, çevresine, akrabalarına, dostlarına karşı görevleri olduğunu benimser; vicdanının sesini dinler. İnsan olmanın gereğini özünde yaşayan insanlardır bunlar.
***
Peki, her insan bu saydığımız kişi ya da kavramlara karşı sorumluluklarını yerine getiriyor mu ya da ne kadarını? Ve her durumda sorumluluk bilincinin gereklerine göre davranış şekillendirebiliyor mu? Çevremizde olup bitenlere baktığımızda bu sorunun cevabını üzülerek veriyoruz. Bir oran vermek mümkün değil ama dünyamızda, ülkemizde, çevremizde hatta ailemizde belki de kendi benliğimizde bu soruya yüksek oranda olumlu cevap verebilmemiz zor görünüyor.
***
Evlatlarımıza kol kanat gererken evlatlarımızın anne babalarına aynı fedakârlıkta bulunduklarını söyleyebilmemiz için bugün huzurevlerine ihtiyaç duymadığımız, yalnız başına yaşamak zorunda kalan yaşlılarımızın olmadığı bir dünyada yaşamamız gerekmiyor mu?
Kardeşlerine, akrabalarına, dostlarına sorumluluk duyan insanlarımızın oranını, maddi veya manevi boşlukta olan, zor durumda bocalayan insanlarımızın sayısıyla tartmak bize bir fikir vermez mi?
***
Vatanına karşı görevlerini yerine getiren insanlarımızın niceliğini vatanın her bakımdan gücü ile mizan etmek bizi doğru sonuca götürmez mi? İnsanlığa karşı ödevlerini yaratılış gayesiyle bütünleştiren yeşil rengi, kimi yerde kül rengine, kimi zaman dökülen kan kırmızıyla ölçülendirmek doğru olmaz mı?
Sorumluluklarımız, vicdanımızın sesiyle orantılı. “Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın.” vicdanın değil egonun sesi. Vicdan kişiye doğru olanı, faziletli olanı söyler. Muhalifi vicdansızlıktır ki bu kavramın içine koy koyabildiğin kadar insana yaraşmayan değersizlikleri…
***
Peki; kadir bilmezliklere, hoşgörüsüzlüklere, gadre, zulme, adaletsizliğe ya da topyekûn söyleyelim vicdansızlığa uğrayan biz isek? Bu durum, bizim nesne iken “Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner.” misali özne yerine geçtiğimizde aynıyla mukabele etmemize cevaz verir mi? Bu soruya gelin Ziya Paşa’nın bercestesi ile cevap verelim:
“İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah
Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah!”
***
Neye sadakat? Doğruluğa, dürüstlüğe sadakat; sorumlu olduğu her bireye, vatanına, insanlığa karşı sadakat; vicdanının sesine sadakat…
Mataramıza su doldurup kızılcık şerbeti içmiyor, buğday ekip çavdar biçmiyoruz. İnsanlık heybemizi hangi taze meyve türüyle doldururken arasına bozulmaya yüz tutmuş olanlarını da katıp beklettiğimizde canım taze meyveleri de çürütüyor; gönül bahçemizde hangi renkleri beslemişsek onları büyütüyoruz.
İnsan olmanın sorumluluğu, çürük meyvelerden kurtulmak; günahsız yaratılan aklığa canlılık sunan yeşili bulmak; erdemli bir hayatla yola koyulmak dostlar.
SON SÖZ
Gelin, sorumluluklarımızı insanlık mihengine koyalım. “Akşamın hayrındansa sabahın şerri” demeden aradaki gecenin karanlığında kaybolmayalım. Çıkacaksak da sabaha, hayırla çıkalım.
20.03.2026 - 21:06
10.03.2026 - 21:14
28.02.2026 - 21:15
20.02.2026 - 21:03
10.02.2026 - 21:19
31.01.2026 - 21:49
22.01.2026 - 21:17
10.01.2026 - 21:25
30.12.2025 - 21:19
20.12.2025 - 21:08
10.12.2025 - 21:18
27.11.2025 - 21:04
17.11.2025 - 21:05
07.11.2025 - 21:08
27.10.2025 - 21:08
17.10.2025 - 21:28
07.10.2025 - 21:35
27.09.2025 - 21:10
07.09.2025 - 21:10
27.08.2025 - 21:07
08.08.2025 - 21:36
27.07.2025 - 20:58
17.07.2025 - 20:25
07.07.2025 - 21:18
27.06.2025 - 21:13
16.06.2025 - 19:33
07.06.2025 - 21:08
27.05.2025 - 21:08
18.05.2025 - 21:09
07.05.2025 - 21:11
28.04.2025 - 21:06
17.04.2025 - 06:00
07.04.2025 - 06:00
27.03.2025 - 06:00
17.03.2025 - 06:00
07.03.2025 - 06:00
28.02.2025 - 06:00
18.02.2025 - 06:00
08.02.2025 - 06:00
27.01.2025 - 06:00
18.01.2025 - 06:00
07.01.2025 - 06:00
27.12.2024 - 06:00
17.12.2024 - 06:00
07.12.2024 - 06:00
27.11.2024 - 06:00
17.11.2024 - 06:00
07.11.2024 - 06:00
27.10.2024 - 06:00
17.10.2024 - 06:00
07.10.2024 - 06:00
29.09.2024 - 06:00
17.09.2024 - 06:00
07.09.2024 - 06:00
27.08.2024 - 06:00
17.08.2024 - 06:00
07.08.2024 - 06:00
27.07.2024 - 06:00
17.07.2024 - 06:00
07.07.2024 - 06:00
27.06.2024 - 06:00
17.06.2024 - 06:00
07.06.2024 - 06:00
27.05.2024 - 06:00
17.05.2024 - 06:00
07.05.2024 - 06:00
27.04.2024 - 06:00
20.04.2024 - 06:00
07.04.2024 - 06:00
27.03.2024 - 06:00
17.03.2024 - 06:00
07.03.2024 - 06:00
27.02.2024 - 06:00
17.02.2024 - 06:00
07.02.2024 - 06:00
27.01.2024 - 06:00
17.01.2024 - 06:00
07.01.2024 - 06:00
27.12.2023 - 06:00
16.12.2023 - 06:00
06.12.2023 - 06:00
27.11.2023 - 06:00
16.11.2023 - 06:00
10.11.2023 - 06:00
27.10.2023 - 06:00
17.10.2023 - 06:00
07.10.2023 - 06:00
27.09.2023 - 06:00
17.09.2023 - 06:00
07.09.2023 - 06:00
27.08.2023 - 06:00
16.08.2023 - 06:00
07.08.2023 - 06:00
26.07.2023 - 06:00
17.07.2023 - 06:00
07.07.2023 - 06:00
27.06.2023 - 06:00
17.06.2023 - 06:00
08.06.2023 - 06:00
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir